07 Mayıs 2026 Perşembe
Borsa İstanbul’un madencilik sektöründeki güçlü isimlerinden CVK Maden İşletmeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. (#CVKMD), stratejik iştiraki Hayri Ögelman Madencilik A.Ş.’nin halka arz süreci için resmi düğmeye bastı.
Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimle halka açılma yolundaki ilk kritik başvuruların tamamlandığını duyurdu.
Hayri Ögelman Madencilik Yönetim Kurulu tarafından 6 Şubat 2026 tarihinde alınan karar doğrultusunda, şirketin esas sözleşmesi sermaye piyasası mevzuatına uyumlu hale getiriliyor. Halka arz sürecinin en önemli teknik aşamalarından biri olan bu adım kapsamında, 15 milyar TL gibi devasa bir kayıtlı sermaye tavanı belirlendi.
Şirket, bu tavan ile kayıtlı sermaye sistemine geçiş izni almak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) resmen başvurdu.
Hayri Ögelman Madencilik’in halka arz stratejisinin merkezinde, sadece finansal büyüme değil, aynı zamanda katma değerli sanayi hamlesi yer alıyor. Halka arzdan elde edilecek fonların şu alanlarda kullanılması hedefleniyor:

Çıkarılan ham krom madeninin, yüksek katma değerli bir uç ürün olan ferrokroma dönüştürülmesi.
Ağır sanayi ve savunma sanayisi için kritik bir ara mamul olan ferrokromun yerli imkanlarla üretilmesi.
Mevcut üretim gücünün daha entegre bir tesise dönüştürülerek sürdürülebilir kârlılığın artırılması.
Şirketten yapılan açıklamada, ferrokrom üretimine yönelik fizibilite ve finansman çalışmalarının yeniden başlatıldığı ifade edildi. Ülkemizin ilk özel sektör maden teşebbüslerinden biri olma unvanını taşıyan Hayri Ögelman Madencilik, bu halka arz ile birlikte orta vadede savunma sanayisinin en önemli tedarikçilerinden biri olmayı planlıyor.
Yatırımcılar tarafından merakla beklenen halka arz süreci, SPK onayının ardından netlik kazanacak. CVK Maden, sürecin her aşamasında kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğini bildirdi.
ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği hava saldırılarında ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından, altın ve gümüş fiyatları yarın da gündemde kalacak. Analistler, artan jeopolitik gerilimlerin yatırımcıları değerli metaller gibi güvenli liman varlıklarına yönlendirebileceği için yüksek volatilite bekliyor.
Jeopolitik gerilimler, riskten kaçınma eğilimini tetikleyerek yatırımcıları hisse senedi piyasalarından uzaklaştırıp altın ve gümüş gibi güvenli liman varlıklarına yönlendiriyor. Değerli metaller, Trump’ın gümrük tarifelerindeki tutarsızlıklar ve diğer belirsizlikler arasında yılın başında rekor bir yükseliş göstermiş, ardından bir miktar düzeltme yaşamıştı.
LKP Securities’in Emtia ve Para Birimi Araştırma Analisti Başkan Yardımcısı Jateen Trivedi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yenilenen askeri harekatını içeren Orta Doğu çatışmasının küresel risk algısını domine etmeye devam etmesi gerektiğini belirtti.
Ancak, etkinin homojen olmayabileceğini belirten Trivedi, diplomatik gelişmeler veya gerilimin azalmasına dair herhangi bir işaret olması durumunda, değerli metallerde ilk %3-6’lık yükselişin ardından kar alma işlemlerinin görülebileceğini söyledi ve ekledi:
“ABD hazine bonoları, petrol, altın ve gümüşteki devam eden yükselişin devam etmesini bekliyoruz. Asya pazarı için etki genellikle daha büyük: yüksek ham petrol fiyatları cari açığı genişletiyor, iç enflasyonu körüklüyor, ana para birimini baskılıyor ve küresel yatırımcılar risk maruziyetini azalttıkça yabancı kurumsal yatırımcı çıkışlarına yol açabilir.”
Borsa İstanbul’un dalgalı seyrettiği 23-27 Şubat haftasında, yatırımcıların gözü dev hisse Sasa Polyester Sanayi A.Ş. (SASA) üzerindeydi. BIST 100 endeksinin %1,55 kayıpla 13717,81 puana gerilediği haftada, SASA hisseleri piyasa tersine hareket ederek %2,07 oranında değer kazandı ve 2,47 TL seviyesine yükseldi.
Hissenin endeksten pozitif ayrışmasındaki ana faktör, küresel yatırım devi Bank of America (BoA) üzerinden gelen yoğun alım dalgası oldu. Hafta boyunca SASA tahtasında tam 2,3 milyar lotluk devasa bir işlem hacmine imza atan BoA, net tarafta alıcı pozisyonunu korudu.
Verilere göre, Bank of America müşterileri hafta genelinde:
1.449.362.055 lot alış,
926.658.225 lot satış gerçekleştirdi.
Bu işlemlerin sonucunda dev aracı kurum, haftayı 522.703.830 lotluk devasa bir net alışla tamamladı. Alımların ortalama maliyeti ise 2,455 TL olarak hesaplandı.
SASA hissesinde gerçekleşen toplam net alışların yaklaşık %71’i tek başına Bank of America üzerinden yapıldı. Bu alımların parasal karşılığı ise piyasalarda ses getirecek cinsten: tam 1.282.999.652 TL. Hissede BoA’nın agresif alımlarına karşılık satış tarafında ise İnfo Yatırım (121,3 milyon lot) ve Deniz Yatırım (111,1 milyon lot) ilk iki sırada yer aldı. Kurumsal ilginin bu denli yoğunlaşması, Mart ayı öncesi hissede güç toplama sinyali olarak yorumlanıyor.
Jeopolitik tansiyonun zirve yapmasıyla birlikte, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin aksaması küresel tedarik zincirini kopma noktasına getirirken, piyasalarda “risk primi” fiyatlaması sertleşti. İşte küresel piyasalar cephesinden son dakika gelişmeler…
Petrol arzının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, enerji fiyatlarını tehdit ediyor. Analistler, bölgedeki gerilimin sürmesi halinde petrol fiyatlarında ani sıçramalar yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Önceki çatışma dönemlerinde olduğu gibi, bu krizin de savunma sanayi ve enerji üreticisi şirketlerin hisselerinde kısa vadeli yükselişleri beraberinde getirmesi bekleniyor. Yatırımcılar, savunma kontratları ve enerji arz güvenliği odaklı hisseleri radarına almış durumda.
Risk iştahının bıçak gibi kesildiği bu ortamda, yatırımcılar “güvenli liman” olarak bilinen varlıklara yöneliyor. Jeopolitik krizlerin vazgeçilmezi olan altın fiyatlarında yukarı yönlü baskı artarken, ABD tahvillerine olan talebin seyri yakından takip ediliyor. Barclays analistleri ise kritik bir uyarıda bulunarak, piyasalardaki oynaklık durulmadan “dipten alım” yapmak için acele edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Geleneksel piyasaların yanı sıra kripto varlıklar da savaş haberlerine anlık tepki verdi. Cumartesi günü saldırı haberleriyle birlikte 63 bin dolar seviyesine kadar geri çekilen Bitcoin, kayıplarının bir kısmını telafi ederek 66 bin 500 dolar bandında dengelenmeye çalışıyor. Ancak bölgeden gelecek yeni haber akışına bağlı olarak dijital varlıklarda yüksek volatilite beklentisi devam ediyor.
Enerjisa Enerji A.Ş. (ENJSA), 2025 yılı dördüncü çeyrek finansal sonuçlarını 2 Mart 2026 tarihinde açıklamaya hazırlanıyor. Şirketin bilançosu öncesinde aracı kurumların kâr beklentileri de netleşmeye başladı. Piyasa katılımcıları, özellikle şirketin son çeyrekteki operasyonel performansına ve kârlılık eğilimine odaklanıyor.
Matriks Haber tarafından gerçekleştirilen bilanço beklenti anketine göre Enerjisa için 2025’in son çeyreğinde ortalama kâr tahmini 1 milyar 192 milyon 700 bin TL seviyesinde bulunuyor. Ankete katılan üç aracı kurumun tahminlerinin ortalaması bu seviyede oluşurken, medyan beklenti ise 918 milyon TL olarak hesaplandı.
Analistler, enerji dağıtım ve perakende satış segmentlerindeki performansın bilanço üzerinde belirleyici olabileceğini ifade ediyor. Özellikle düzenlemeye tabi gelir yapısı ve operasyonel verimlilikteki gelişmelerin sonuçlara yansıması bekleniyor.
Enerjisa’nın açıklayacağı finansallar, şirketin 2025 yılı genel performansına ilişkin daha net bir tablo ortaya koyacak ve yatırımcıların hisseye yönelik beklentileri üzerinde etkili olacak.
Enerjisa, Türkiye’nin enerji sektöründeki en köklü ve güçlü oyuncularından biridir. Sabancı Holding ve E.ON ortaklığıyla faaliyet gösteren şirket; elektrik dağıtımı, perakende satış ve müşteri çözümleri alanlarında lider konumdadır. Yaklaşık 10 milyonun üzerinde müşteriye ulaşan devasa bir ağ yönetmektedir.
Şirket, operasyonlarını Başkent, Toroslar ve İstanbul Anadolu Yakası olmak üzere üç ana bölgede yürütmektedir. Son yıllarda sürdürülebilirlik vizyonuyla yenilenebilir enerji yatırımlarına ve Türkiye’nin en yaygın şarj istasyonu ağlarından biri olan Eşarj ile elektrikli araç altyapısına odaklanmıştır. Enerjisa, hem dijitalleşme hamleleri hem de halka açık yapısıyla sektörün geleceğine yön vermeye devam etmektedir.