09 Mayıs 2026 Cumartesi
1983 Yılında Hatay iline bağlı İskenderun ilçesinde faaliyet göstermeye başlayan Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi yapılan duyuru ile halka arz takvimine dahil edildi.
07.05.2026 tarihli SPK duyurusunda şu ifadelere yer verildi.
| Ortaklık | Mevcut Sermaye | Yeni Sermaye | Sermaye Artırımı (Bedelli) | Sermaye Artırımı (Bedelsiz) | Mevcut Pay Satışı | Ek Pay Satışı | Satış Fiyatı |
| Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi AŞ | 280.000.000 | 320.000.000 | 40.000.000 | – | 12.000.000 (1) | – | 45,00 (2) |
Dipnotlar:
1) Mevcut ortaklardan;
Ekinciler Holding AŞ: 3.339.977 TL nominal değerli,
Faruk EKİNCİ: 1.236.793 TL nominal değerli,
Namık Kemal EKİNCİ: 1.236.793 TL nominal değerli,
Haluk EKİNCİ: 1.236.793 TL nominal değerli,
Tarık EKİNCİ: 1.236.793 TL nominal değerli,
Sıdıka BAYTAN: 1.236.793 TL nominal değerli,
Neziha EKİNCİ: 1.236.793 TL nominal değerli,
İlker EKER: 412.264 TL nominal değerli,
İlkay EKER: 412.264 TL nominal değerli,
Soner EKER: 412.264 TL nominal değerli,
Recep EKİNCİ: 2.473 TL nominal değerli
B Grubu paylar halka arza konu edilecektir.
2) 1 TL nominal değerli pay 45,00 TL sabit fiyat üzerinden satışa sunulacaktır.
Türkiye’de son yıllarda halka arzlara olan ilgi dikkat çekici şekilde artarken sanayi şirketlerinin borsaya açılması yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Bu süreçte adı öne çıkan firmalardan biri de Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. oldu. Demir çelik sektöründe faaliyet gösteren şirketin halka arz hazırlıkları yatırım çevrelerinde merak uyandırırken yatırımcılar şirketin finansal yapısı, faaliyet alanları ve büyüme hedefleri hakkında daha fazla bilgi araştırmaya başladı.
Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. Türkiye’nin sanayi alanında önemli üretim yapan kuruluşlarından biri olarak biliniyor. Şirket özellikle inşaat, altyapı ve sanayi projelerinde kullanılan demir çelik ürünlerinin üretiminde faaliyet gösteriyor. Türkiye’de çelik sektörünün büyümesiyle birlikte üretim kapasitesini geliştiren firma uzun yıllardır sektörde yer alan köklü şirketler arasında değerlendiriliyor.
Halka arz süreci bir şirketin hisselerini yatırımcılara açarak borsada işlem görmesini sağlayan önemli bir finansal adım olarak kabul edilir. Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. için planlanan halka arzın temel amaçları arasında şirketin finansman kaynaklarını güçlendirmek, yeni yatırımlar yapmak ve kurumsal yapıyı daha güçlü hale getirmek yer alıyor. Özellikle üretim kapasitesini artırmak isteyen sanayi şirketleri için halka arz önemli bir kaynak oluşturuyor.
Türkiye’de demir çelik sektörü son yıllarda hem iç piyasada hem de ihracat alanında dikkat çeken sektörlerden biri haline geldi. Küresel ölçekte çelik talebinin devam etmesi ve altyapı yatırımlarının sürmesi sektörde faaliyet gösteren şirketlerin büyümesini destekliyor. Bu nedenle Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. halka arz süreci yatırımcıların ilgisini çekiyor. Yatırımcılar özellikle şirketin üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve gelecekteki büyüme planlarını yakından inceliyor.
Halka arzlarda yatırımcıların dikkat ettiği en önemli konuların başında şirketin mali yapısı geliyor. Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş.’nin finansal performansı, gelir yapısı ve borçluluk durumu yatırım kararlarında belirleyici olacak unsurlar arasında bulunuyor. Şirketin düzenli büyüme göstermesi ve sektördeki güçlü konumu yatırımcı güveni açısından önemli avantaj sağlayabilir.
Demir çelik sektörü ekonomik gelişmelerden doğrudan etkilenen alanlardan biridir. İnşaat sektöründeki hareketlilik, sanayi yatırımları ve ihracat rakamları çelik üreticilerinin gelirlerini etkileyebiliyor. Bu nedenle yatırımcılar Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. halka arz sürecini değerlendirirken hem şirket özelindeki verileri hem de sektör dinamiklerini birlikte analiz ediyor.
Son dönemde Borsa İstanbul’da gerçekleşen halka arzların yoğun ilgi görmesi yeni şirketlerin de borsaya açılmasını hızlandırdı. Özellikle üretim ve sanayi alanında faaliyet gösteren firmalar yatırımcılardan önemli talep görüyor. Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. halka arzının da benzer şekilde ilgi görüp görmeyeceği piyasa koşullarına ve açıklanacak detaylara bağlı olacak.
Şirketin halka arz gelirlerini hangi alanlarda kullanacağı da yatırımcıların dikkat ettiği önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Yeni fabrika yatırımları, kapasite artışı, enerji verimliliği projeleri ve ihracat faaliyetlerinin geliştirilmesi halka arz gelirlerinin kullanılabileceği alanlar arasında gösteriliyor. Özellikle sürdürülebilir üretim yatırımları günümüzde sanayi şirketleri açısından büyük önem taşıyor.
Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. halka arz sürecinde yatırımcıların incelemesi gereken konular arasında şirketin izahnamesi de yer alıyor. İzahname içerisinde şirketin mali tabloları, risk faktörleri, faaliyet alanları ve halka arz detayları bulunur. Yatırımcıların karar vermeden önce bu belgeleri dikkatli şekilde incelemesi önemlidir.
Çelik sektöründe enerji maliyetleri ve ham madde fiyatları şirketlerin kârlılığı üzerinde önemli etkiye sahiptir. Küresel piyasalarda yaşanan fiyat değişimleri demir çelik üreticilerinin finansal sonuçlarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle yatırımcılar sadece halka arz heyecanına değil aynı zamanda sektör risklerine de dikkat etmelidir.
Türkiye’nin sanayi üretimindeki büyüme hedefleri demir çelik sektörünün önemini artırmaya devam ediyor. İnşaat projeleri, savunma sanayi yatırımları ve altyapı çalışmaları çelik talebini destekleyen temel unsurlar arasında bulunuyor. Bu durum Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. gibi üretici şirketlerin uzun vadeli büyüme potansiyelini güçlendirebilir.
Borsa yatırımcıları açısından halka arzlar kısa vadeli kazanç fırsatı olarak görülse de uzun vadeli yatırım stratejileri daha sağlıklı sonuçlar verebilir. Bu nedenle Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. halka arzına katılmayı düşünen yatırımcıların şirketin faaliyet yapısını ve sektör geleceğini detaylı analiz etmesi gerekiyor.
Önümüzdeki dönemde halka arz takvimi ve fiyat aralığı gibi detayların açıklanmasıyla birlikte yatırımcı ilgisinin daha da artması bekleniyor. Şirket tarafından yapılacak resmi açıklamalar ve Sermaye Piyasası Kurulu onay süreci halka arzın netleşmesinde belirleyici olacak.
Sonuç olarak Ekinciler Demir ve Çelik Sanayi A.Ş. halka arz süreci Türkiye’de sanayi ve çelik sektörüne yatırım yapmak isteyen yatırımcılar açısından dikkatle takip edilen gelişmeler arasında yer alıyor. Şirketin üretim gücü, sektör deneyimi ve büyüme hedefleri halka arz sürecine olan ilgiyi artırırken yatırımcıların bilinçli hareket ederek detaylı araştırma yapması büyük önem taşıyor.
Brent petroldeki yükseliş ve dövizdeki gelişmeler akaryakıt fiyatlarını yeniden artırdı.
Benzinin litresine bu gece yarısından itibaren 1 lira 26 kuruş zam yapıldı. Motorinin litresi ise 57,63 TL seviyesinde kaldı. İki ürün grubunda da fiyatlar rekor seviyeyi görmüş oldu.
15 Kasım 2025 itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de benzin fiyatları 54,7 TL ile 56 TL aralığına yükseldi.
Çok taraflı kalkınma bankalarıyla iş birliğini her geçen gün artıran Türkiye’nin bu kuruluşlarla yürüttüğü projelerin aktif portföyü yaklaşık 40 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin geçen yıl Asya Kalkınma Bankası’nda (AKB) “bölgesel üye” statüsüne geçişinin ardından bankayla iş birliği çalışmaları hız kazandı.
Bu çerçevede AKB, Türkiye’ye bu yıl için 1 milyar dolar, 2026 ve 2027 yılları için 3’er milyar dolar olmak üzere 7 milyar dolarlık finansman sağlamayı kararlaştırdı. AKB Başkanı Masato Kanda, bu işbirliği kapsamında Türkiye’ye ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi. Türkiye’nin AKB’ye 1991’de üye olduğundan beri Türk şirketlerinin Asya ve Pasifik bölgelerinde banka tarafından finanse edilen projelerde önemli rol oynadığına dikkati çeken Masato Kanda, Türkiye’nin kalkınma önceliklerini doğrudan destekledikleri yeni bir döneme geçtiklerini belirtti.
Kanda, “AKB aracılığıyla Türk firmaları, bugüne kadar 4 milyar dolardan fazla sözleşme üstlendi. Sadece 2024’te Türk şirketlerine 240 milyon dolarlık sözleşmede finansman sağlandı” dedi. Masato Kanda, Türkiye’ye ayrılan 7 milyar dolarlık proje finansmanına işaret ederek, “Bu durum, hem Türkiye’nin stratejik önemini hem de kalkınma sürecine olan güvenimizi yansıtıyor” dedi.
“Ortaklığımızın gelişmesini sabırsızlıkla bekliyoruz”
Türkiye’nin AKB’deki statü değişiminin, hem kamu hem özel sektör için bankanın ürün ve hizmetlerine erişim imkânı sağladığına dikkati çeken Masato Kanda, “AKB’nin desteği, Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığını güçlendirmeye, yatırım çekme kapasitesini artırmaya ve özellikle altyapı yatırımları yoluyla ülkenin doğu ile batı arasında bir köprü olarak oynadığı rolü pekiştirmeye odaklanacak.
Ortak değerlerimiz ve Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşmasına destek olma yönündeki kararlılığımız doğrultusunda, ortaklığımızın gelişmeye ve güçlenmeye devam etmesini sabırsızlıkla bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
İlk finansman paketi onaylandı
Masato Kanda, Banka İcra Direktörleri Kurulu’nun kısa süre önce Türkiye için ilk finansman paketini onayladığını belirtti. AKB’nin Türkiye’ye desteğini üç proje onayıyla başlattığını dile getiren Masato Kanda, deprem sonrası yeniden inşa çalışmaları için 150 milyon euroluk ilk kamu sektörü finansmanının 12 Kasım’da onaylandığını söyledi. Masato Kanda, projenin, Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen ilçe ve belediyelerde su temini, atık su ve drenaj hizmetlerinin yeniden imarına ve iyileştirmesine yardımcı olacağını ifade etti.
Masato Kanda, aynı gün depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren şirketler ve yenilenebilir enerji projeleri için 100’er milyon dolarlık iki özel sektör projesinin de imzalandığını belirterek, “Banka, kapsayıcı büyümeyi desteklemek ve Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma vizyonuna ulaşmasına yardımcı olmak için kaynak aktarımını hızlandırarak Türkiye’nin öncelikli sektörlerinde iş birliğini derinleştirmeye hazır” ifadelerini kullandı.
Öncelik özel sektörün gelişimi
Türkiye’deki girişimciler ve finans kuruluşlarının “büyümenin lokomotifi” olduğunu dile getiren Masato Kanda, “Özel sektörün gelişimi, AKB’nin öncelikleri arasında. Türkiye’deki faaliyetlerimiz, genişleyen özel sektör hedeflerimiz için amiral gemisi olacak” diye konuştu.
Masato Kanda, uluslararası diğer ortaklarla yaklaşık 8 milyar dolar maliyetinin olduğu tahmin edilen İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi’nin finansmanına destek sağlamak için çalıştıklarını ifade ederek, projenin, Asya ile Avrupa’yı bağlayarak bölgesel işbirliğine katkıda bulunacağını söyledi.
Türkiye’yi, diğer üye ülkeler için özellikle yenilenebilir enerji, ulaşım ve inşaat sektörlerindeki teknik ve girişimcilik uzmanlığı konularında merkez olarak gördüklerine işaret eden Masato Kanda, “Türk ortaklarımızla yakın iş birliği içinde çalışırken yalnızca projeleri finanse etmek istemiyoruz. Türkiye ile dinleyen, anlayan ve sonuç üreten bir ortak olmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
UFUK OLGUN
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 14 Kasım tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzeltme kararı ile 9 Eylül 2025 tarihinde ilan edilen Erzurum ve Elazığ sınırları içinde bulunan iki Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) GES yarışması iptal edildi.
İptal edilen yarışmalardan G25-Elazığ GES’in kapasitesi 50 MW olarak belirlenirken, G25-Erzurum-2 GES projesi için kapasite 150 MW olarak açıklanmıştı.
Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamada, projelerin izin süreçlerinde yaşanan olumsuzluklardan dolayı iptal edildiği belirtilirken, aynı konumlar için yeniden YEKA ilanı çıkılıp çıkılmayacağı konusunda bir bilgi paylaşılmıyor.
Ancak Türkiye’nin 2035 hedefleri doğrultusunda, güneşte 52,9 GW ve rüzgârda 29,6 GW kurulu güce ulaşmayı amaçladığı düşünüldüğünde, bu tür gecikmeler veya iptallerin ardından genellikle revize edilmiş saha koşullarıyla yeni ilanlar yapılması beklenebilir.
Öte yandan Bakanlık, YEKA RES-2025 yarışmaları için ikinci zeyilname yayımladı. Zeyilnamede 160 MW kurulu güçte olması planlanan R25-BALIKESİR-1 RES sahasının koordinatlarında da değişiklik yapıldı.
Türkiye’nin coğrafi koşulları göz önüne alındığında sisteme yeni eklenecek yenilenebilir enerji santrallerinin enerji nakil hatlarına bağlanması oldukça zorlu bir görev niteliği taşıyor.
Yenilenebilir kapasitedeki artışın önünün açılması için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi de önem arz ediyor.
Türkiye, 2017’den bu yana yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak ve yerli üretim kapasitesini geliştirmek amacıyla YEKA modelini uyguluyor.
Recep ERÇİN
Turkcell ile Google Cloud stratejik bir anlaşmaya imza attı. Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç ve Google Cloud CEO’su Thomas Curian’ın imzaladığı anlaşmaya göre, Türkiye’ye veri merkezleri kurulacak. Üç veri merkezi ile Cloud Zone oluşturulacak aynı zamanda Türkiye Google’ın Cloud Region merkezlerinden olacak. Anlaşmada en kritik unsur ise Türkiye’nin regülasyonlarına tabi olunacak. Böylece Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalırken, Türk şirketlerin küresel bulut hizmetlerine erişimi sağlanacak.
Pandemiden sonra bir ilke de imza atıldı
Anlaşma Google’ın, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Francisco şehri sınırları içinde yer alan Silikon Vadisi’deki kampüsünde imzalandı. Törene özel olarak, Kovid-19 pandemisinden sonra ilk kez kampüste gazeteci grubu ağırlandı. Biz de Turkcell’in davetlisi olarak bu imza törenini yerinde takip ettik. Törende konuşan Taha Koç, bu ortaklıkla birlikte, birbiri ile bağıntılı üç yeni veri merkezi “Cloud Zone” kurulacağını ve Türkiye’nin küresel ölçekte bir “Cloud Region” olacağını ifade etti. Turkcell’in iş birliği kapsamında 1 milyar dolarlık bir yatırım yapacağını açıklayan Taha Koç, oluşacak ekosistem sayesinde yıllık 5 milyar dolarlık değer yaratılacağını ifade etti.
Hiper ölçekli veri merkezi kuruluyor
Ortaklığın veri merkezi ile sınırlı olmadığını kaydeden Taha Koç, “En ileri teknoloji, yapay zeka teknolojisi ve bulut teknolojilerine erişimini sağlayacağız. Ülkemizin dijital egemenliğini koruyacağız. Ülkemizin regülasyonlarına yüzde 100 uyumlu olacak. Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalacak. Google Cloud ile hem Turkcell hem de Türkiye’nin geleceği için önemli bir adım atmış olduk.
Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunda yeni bir sayfa açtık. Türkiye, Google Cloud’un küresel ağında önemli bir yere sahip olacak. İlk yatırım maliyeti olmadan her zaman her yerden buluta ulaşmayı sağlayan bir hizmeti sunacağız. Dijital dünyanın omurgasının en üst versiyonu olan hiper ölçekli bulutu Türkiye’ye getiriyoruz.
Son 2 yıldır yoğun çalışmalar yapıyoruz. Türkiye’ye mutlaka hiper ölçekli bir veri merkezi getireceğimizi söylemiştik. Şubat 2024’te ilk toplantımızı yaptık. Artık Türkiye’de bir hiper ölçekli veri merkezi olacak” diye konuştu.
Çevre ülkelere de hizmet verecek
Google Cloud’un yapay zeka, siber güvenlik, veri depolama ve veri işleme gibi sahip olduğu yüzlerce servisiyle devasa bir platformun oluşacağını anlatan Taha Koç, “Bu proje ile Türkiye, ilk kez kendi topraklarında hiper ölçekli bir bulut kapasitesine sahip olacak. Kurulacak Google Cloud Türkiye Bölgesi, Türkiye’ye ve çevre ülkelere de hizmet verecek. Bu Türkiye için, hem ekonomik hem de stratejik olarak yeni bir dönem demek. Ülkemiz, bölgenin veri üssü konumuna yükselecek” bilgilerini verdi.
Peki, Turkcell ne yapacak? Taha Koç, bu noktada şunları söyledi: “Bu projeyle birlikte, hiper ölçekli, birbirini yedekleyen, en ileri teknolojiye sahip üç cloud zone / merkez oluşturuyoruz. Bu merkezler birlikte çalışarak, Google Cloud Türkiye Bölgesi’ni oluşturacak. Biz buna region diyoruz. Böylelikle veri merkezi kapasitemizi, 2 katından fazlasına (100 MW) çıkaracağız. Bulut işlerimiz ve veri merkezlerimizle ilgili bütün fonksiyonlarımızı TDC Veri Merkezi şirketimiz altında birleştiriyoruz. Bu şirketimizle Turkcell ve Google Cloud’un gücünü bir araya getirerek, Türkiye’nin hem dijitalleşme hem de yapay zeka dönüşümüne liderlik edeceğiz. Bunu, kurumların her türlü yazılım, donanım ve entegrasyon ihtiyaçlarını uçtan uca sağlayarak yapacağız.”
Bulut işlerine ciddi ivme kazandıracak
Koç, “Google Cloud ile yaptığımız bu anlaşmayla, Turkcell olarak 1 milyarlık yatırım yapacağız. Bu noktada çok önemli bir araştırma daha paylaşmak istiyorum. International Data Corporation’ın son projeksiyonuna göre, 2024’te Türkiye’de genel bulut hizmetleri pazarı 1,7 milyar dolar büyüklüğünde. 2029’da bu tutarın yıllık 4,2 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor.
Yaptığımız anlaşma ve bütün bulut işlerimizle bu büyümeye ciddi ivme kazandıracağız. Bu sayede yıllık 5 milyar doların üzerinde ekonomik değerin oluşmasını bekliyoruz. Tüm bu kazanımlar sayesinde ülke ekonomisine büyük katkı sağlanacak. Bunlardan belki de en önemlisi; tüm hizmetler Turkcell veri merkezlerinden sunulacağından, veriler yurt dışına çıkmayacak. Buraya dikkat çekmek istiyorum: Türkiye’nin regülasyonlarına ve uluslararası regülasyonlara tam uyumlu olacak. Kısacası, dijitalin geleceğini kendi topraklarımızda, kendi mühendislerimizle kuracak ve koruyacağız” mesajları verdi.
İşlemci tedariki garanti altına alınıyor
Google’la yapılacak anlaşmayla; çok yüksek sayıda işlemciye, çok yüksek depolama hacmine ve bunlarla çalışacak servislere sahip olacaklarını dile getiren Taha Koç, “Ve bunları tüm müşterilerimizin hizmetine açacağız. Peki, bu güç bize hangi alanlarda, ne fayda sağlayacak? Bunlardan ilki tabii ki yapay zeka alanı. Bildiğiniz gibi yapay zeka tabanlı herhangi bir servis geliştirmek veya kullanmak istediğimizde, hatırı sayılır sayıda işlemciye ihtiyaç duymaktayız. Büyük şirketler için bu işlemcilerin tedariği bir yıla kadar uzuyor. Küçük şirketler sipariş bile veremiyor.
Ve işlemci tedariği tabii ki ciddi bir ön yatırım gerektiriyor. Bu anlaşmayla, bu işlemciler Google Cloud ve Turkcell iş birliği ile Türkiye’de zaten hazır olacak. Böylelikle, devasa işlemci altyapısına sahip, en son teknoloji yapay zeka araçlarına ve büyük dil modellerine anında erişme ve onları kullanma şansımız ortaya çıkacak. Kullandığın kadar öde modeli ile de daha düşük maliyetlerle büyük bir esnekliğe sahip olacağız” ifadelerini kullandı.
“Onlarca Unicorn’un doğmasına vesile olacak”
Turkcell Genel Müdürü Koç, dijital dünyada hizmet vermek isteyen start-up’ların kuruluş aşamasında bir veri merkezi bulmak veya yapmak zorunda olduğunu söyledi. Koç, “Ciddi bir donanım yatırımına da mecbur. Bu altyapının kurulmasına ve bu kurulumu yönetecek uzman insan kaynağına ihtiyacı var.
Yani T0 dediğimiz başlangıç anında asıl işe değil de belki de kaynaklarının çoğunu altyapıya yatırmak durumunda kalıyorsunuz. Ve hata yapma lüksüne sahip değilsiniz. Google Cloud iş birliğiyle, aylar sürecek bu yatırımı dakikalarla ölçülebilecek sürelerde start-up’lara, girişimlere sunacağız. Esasen tüm yatırımlarda ‘fikirden ürüne geçiş sürecini’ kısaltacağız. Daha az risk alarak, daha çok fikri deneme şansını start-up’lara sunacağız. Bu da, daha hızlı inovasyon ve daha rekabetçi bir ekonomi ortaya çıkaracak.
Bu ileri teknolojiyi kullanarak, yazılım geliştirme yapan, yapay zeka tabanlı yeni teknolojiler üreten, siber güvenlik alanında çalışan, oyun geliştiren, finans teknolojileri üreten pek çok şirket ve start-up kurulacak. Ve belki de bu sayede onlarca piyasa değeri 1 milyar doların üzerinde olan Unicornlar doğacak” şeklinde konuştu.
Google ne kadar yatırım yapacak?
Turkcell Genel Müdürü Ali Taha Koç, veri merkezlerinin yerinin yakında paylaşılacağını, KAP’a yapılan bildirimde merkezlerin kurulumu ve hizmete başlama tarihi hedeflerinin açıklandığı aktardı. Buna göre, Turkcell, Türkiye’de 2028- 2029 yılları arasında faaliyete geçmesi planlanan yeni Google Cloud bölgesi için gerekli altyapının sağlanmasında Google Cloud ile iş birliği yapacak ve veri merkezi ağını genişletecek.
Bu yeni bölge üç veya daha fazla alandan (zone) oluşacak. Turkcell, bu iş birliği kapsamında 2032 sonuna kadar yapacağı yatırımın 1 milyar dolar seviyesinde olacağını öngörüyor. Google tarafının ne kadarlık yatırım yapacağı ise henüz resmi olarak açıklanmazken, benzerlerine bakıldığında (2-6 milyar dolar) zaman içerisinde yine birkaç milyar doları aşması bekleniyor.
Bu anlaşma ile birlikte Google Cloud hizmetlerinin sunulmaya başladığını dile getiren Taha Koç, “200’den fazla hizmet de kullanıcıların hizmetine sunulacak. Buluta geçmiş ilk operatör olmak istiyoruz ve örnek olmak istiyoruz. Hizmet verilecek bölgeyi Güney Doğu Avrupa olarak isimlendiriyoruz. 5 milyar dolarlık ekonomik değerin Turkcell’e de finansal olarak çok büyük katkısı olacak. Dünyada yapay zeka yatırımlarını bir ortakla yaptıklarını gördük biz de böyle bir ortaklığa girdik” diye konuştu.
Kurian: Türkiye’ye yaptığımız uzun vadeli bir taahhüt
Google Cloud CEO’su Thomas Kurian, anlaşmaya ilişkin konuşmasında, “Türkiye’de bir hiper ölçekli bulut bölgesi kurmayı planlıyoruz. Bu bölge, tüm bulut bilişim hizmetlerimizi Türkiye’ye getirecek ve dünya çapında 42 bulut bölgesinden oluşan küresel ağımıza bağlı olacak. Türkiye’de kuracağımız bulut bölgesi ABD’deki bir bulut bölgesinde gördüğünüz tüm özellikleri sunacak” dedi.
“Üç boyutlu bir ortaklık kuruyoruz”
Bu bölgenin hızlandırılmış işlem gücü, yüksek performanslı depolama, ağ altyapısı ve siber güvenlik araçlarını içereceğini açıklayan Kurian, şu bilgileri verdi: “Ayrıca veri işleme, analitik araçlar ve Google Cloud üzerinde çalışan sertifikalı çok geniş bir iş ortağı çözümleri paketi de sunulacak. Bu yatırım Türkiye’ye yaptığımız uzun vadeli bir taahhüt anlamına geliyor. Bu sayede Türkiye’deki şirketlerin temel Bilişim Teknolojileri sistemlerinin modernleştirmesi ve dijital dönüşüme katkı sağlayacağız.
Sadece veri merkezi ve altyapımızı Turkcell ile birlikte kurmuyoruz; aynı zamanda Turkcell de bu altyapıyı kendi iş hedefleri için de kullanacak. Ayrıca, Turkcell bizimle birlikte bu teknolojiyi Türkiye’deki şirketlere ulaştıracak. Turkcell ile üç boyutlu bir ortaklık kuruyoruz. Turkcell’in ülkedeki önemi göz önüne alındığında, bu yolculuğa Turkcell ile çıkmak bizim için çok değerli bir adım. Teknolojimizi bir ülkeye getirirken, her zaman o ülkenin ekonomik gelişimini destekleyecek temel teknolojileri sağlamayı amaçlıyoruz.”
Kurumlar ne fayda sağlayacak?
Şu anda kurumların regülatif gereklilikler ve KVKK gibi sebeplerle uluslararası bulut servislerini kullanmadığını anımsatan Taha Koç, “Ancak bugün dünyada, bütün ileri teknolojiler hiper ölçekli bulut altyapılarında geliştiriliyor. Google Cloud iş birliğiyle; her ölçekten şirket, bankalar, e-ticaret şirketleri, kamu kurumları, üniversiteler, ARGE merkezleri yapay zeka ve büyük veri işleme olanaklarından yararlanabilecek. Bu sayede; akıllı şehir teknolojilerinde, finansal teknolojilerde, robotik geliştirme süreçlerinde yeni ilaçların geliştirilmesi gibi daha birçok alanda bu altyapıdan yararlanılacak. Bütün bu şirketlerimizin geliştireceği teknoloji, yurt dışına da ihraç edilecek” diye konuştu.
“Dijital dönüşüm yolculuğu hızlanacak”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, anlaşmaya ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Google Cloud ve Turkcell arasındaki bu iş birliği, Türkiye’nin dijital dönüşüm yolculuğunu hızlandıracak. Bu anlaşma aynı zamanda lider global teknoloji markalarının, ekonomimizin gücüne, dayanıklılığına ve inovasyon kapasitesine duyduğu güveni gösteriyor. Bu imza, gelişmiş veri altyapısı ve yeni nesil bulut teknolojilerini dijital ekosistemimize entegre ederek hem kamu hem özel sektörde verimliliği artırarak inovasyonu teşvik edecek. Ayrıca bu iş birliği, dijital egemenliğimizi güçlendirme ve Türkiye’yi teknoloji, bağlantı ve sürdürülebilir büyümenin bölgesel merkezi haline getirme vizyonumuzu destekliyor.”