19 Mayıs 2026 Salı
Ticaret Bakanlığı, gıda arzı ve fiyat istikrarını sağlamak adına perakende ve toptan gıda sektörünün devleriyle masaya oturarak kapsamlı bir indirim mutabakatına vardı.
İşte Ramazan ayı boyunca sofraları koruyacak o düzenlemenin detayları:
Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleşen görüşmelerde; gıda toptancıları, yerel market zincirleri ve ulusal marketlerin üst yönetimleri ile bir araya gelindi.
Yapılan toplantılar sonucunda, özellikle temel gıda ve ihtiyaç ürünlerinde fiyat istikrarının korunması ve indirim kampanyalarının Ramazan ayı boyunca artırılarak sürdürülmesi konusunda tam uzlaşı sağlandı.
Mutabakatın temel taşları:
Bakanlık, sadece anlaşmalarla yetinmeyip sahada da baskıyı artırıyor. Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, 81 ilde koordineli denetimlerini sıkılaştıracak.
Raf-kasa fiyat uyumu, stokçuluk ve haksız fiyat artışları mercek altına alınırken; kural ihlali yapan işletmelere ağır idari para cezaları uygulanacak.
Vatandaşların fahiş fiyatlarla karşılaşması durumunda kullanabileceği şikayet kanalları bir kez daha hatırlatıldı.
Bakanlık, her başvurunun titizlikle inceleneceğini vurguladı. İşte, şikâyet hatları!
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, hafta boyunca sergilediği güçlü performansla tarihinde ilk kez 14.000 puan seviyesini aşarak haftayı 14.180,69 puandan kapattı.
Haftanın ana gündem maddesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) “yılın ilk enflasyon raporu” oldu. Merkez Bankası, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %15-%21 bandına revize ederken, Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu beklentisi %24,11‘e yükseldi.
Küresel tarafta ise ABD’den gelen veriler “karmaşık ama umut verici” bir tablo çizdi. Tarım dışı istihdamın 130 bin kişi ile beklentileri aşması ekonominin canlılığını koruduğunu gösterirken, yıllık enflasyonun %2,4’e gerilemesi FED’den Haziran ayında “faiz indirimi” beklentilerini güçlendirdi. Bu iyimser hava, haftanın son gününde gram altını 7.079 TL seviyesine taşıdı.
BIST 100 endeksinin haftalık bazda %4,87 değer kazandığı süreçte, bazı hisseler endeksi katlayan getiriler sundu. İşte haftanın öne çıkanları:
Qua Granit (QUAGR): %26,02 (3,39 TL)
Şekerbank (SKBNK): %20,99 (11,01 TL)
Kuyaş Yatırım (KUYAS): %20,63 (67,25 TL)
Astor Enerji (ASTOR): %19,67 (181,90 TL)
Eczacıbaşı İlaç (ECILC): %16,67 (126,00 TL)
Kiler Holding (KLRHO): %-23,54 (432,00 TL)
Pasifik Eurasia (PASEU): %-12,85 (135,00 TL)
Türk Traktör (TTRAK): %-9,86 (557,50 TL)
Fenerbahçe (FENER): %-3,89 (3,21 TL)
Tüpraş (TUPRS): %-0,63 (221,60 TL)
Bist 100 endeksinin 14.320,87 puanlık yeni zirvesini test etmesi, teknik açıdan yükseliş iştahının devam ettiğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, yüksek volatiliteye karşı yatırımcıların kar realizasyonlarına hazırlıklı olması gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisine yönelik “2025 Yılı 4. Madde Konsültasyonu” raporunu yayımladı. Raporda, Türkiye’nin uyguladığı dezenflasyon programının somut başarılar gösterdiği vurgulanırken, mevcut ekonomi politikalarının fiyat istikrarı ile büyümeyi dengelemeye devam ettiği belirtildi.
İşte, raporda geçen ifadeler…
IMF heyeti, Eylül 2024’te %49,4 olan yıllık enflasyonun, sıkı para politikası ve mali disiplin sayesinde Aralık 2025 itibarıyla %30,9 seviyesine gerilediğine dikkat çekti.
Ekonomik projeksiyonlarda öne çıkan rakamlar:
Büyüme: 2025 yılı için büyüme tahmini %4,1 olarak belirlenirken, 2026 yılı için bu oran %4,2’ye yükseltildi.
Enflasyon Hedefi: 2026 yıl sonunda enflasyonun %23’e, 2027’de ise %19’a gerilemesi bekleniyor. Uzun vadede (2028-2031) enflasyonun %15 seviyelerinde dengelenmesi öngörülüyor.
İşsizlik: 2026 yılında işsizlik oranının %8,3 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
IMF, Türkiye’nin “mevcut politika bileşimini” takdir ederek, sıkı para politikasının dezenflasyonu kalıcı hale getirmek için kritik olduğunu belirtti.
Raporda, Türk lirasına olan talebin güçlendiği ve uluslararası rezervlerin IMF yeterlilik ölçütünün %80’i civarında tutunduğu kaydedildi.
IMF, kazanımların kalıcı olması için şu alanlarda kararlılık çağrısında bulundu:
Olumlu tabloya rağmen raporda dış risklere karşı temkinli bir dil kullanıldı. Küresel ticaret belirsizlikleri, bölgesel çatışmalar ve enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmaların dezenflasyon sürecini uzatabileceği uyarısı yapıldı.
IMF, özellikle Merkez Bankası bağımsızlığının ve şeffaf iletişim stratejisinin güveni çıpalamak adına hayati önemde olduğunu altını çizerek hatırlattı.
Küresel piyasalardaki hareketlilik ve ABD’den gelen makroekonomik veriler, altın fiyatlarını yeniden yatırımcının bir numaralı gündem maddesi haline getirdi. “Altın fiyatları yükselecek mi, düşecek mi?” soruları yanıt ararken, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, piyasalardaki son durumu değerlendirerek gram altın için çarpıcı bir hedef fiyat verdi.
Güvenli liman altına olan talebin Şubat ayında da artarak devam edeceğini belirten Prof. Dr. Sefer Şener, mevcut yönün yukarı olduğunu vurguladı. Küresel piyasalarda olağanüstü bir negatif gelişme yaşanmadığı sürece ons altının 5.000 dolar üzerinde bir kapanış yapabileceğini ifade eden Şener, faiz indirimi beklentilerinin bu süreci tetiklediğine dikkat çekti.
Şener, “Faiz indirimi beklentileri daha da güçlenirse 5.200 dolar seviyelerinin görülmesi ve bu seviyelerde tutunma ihtimali de gündeme gelebilir” sözleriyle piyasaların iştahlı olduğunu belirtti.

Yatırımcıların en çok merak ettiği gram altın fiyatlarına ilişkin beklentilerini de paylaşan Şener, Şubat ayı için geniş bir bant aralığı işaret etti. Gram altının bu ay içinde 7.200 TL ile 7.900 TL arasında mekik dokuyabileceğini öngören uzman, bu seviyelerin kalıcılığının küresel haber akışına bağlı olduğunu hatırlattı.
Piyasadaki anlık dalgalanmaların yanıltıcı olabileceğini ifade eden Prof. Dr. Sefer Şener, şu uyarılarda bulundu:
Stratejik Bakış: Kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli perspektife odaklanılmalı.
Diğer Metaller: Gümüş, bakır ve platin gibi metallerde oynaklık altına göre çok daha yüksektir; bu nedenle risk yönetimi iyi yapılmalıdır.
Küresel Etki: Olası bir haber akışı değişikliği geçici geri çekilmeleri beraberinde getirebilir, ancak ana trend yukarı yönlü görünmektedir.
Bitcoin (BTC), 70.000 dolar seviyesinin altına tekrar düşmesine rağmen, son 7 günde %1,5 oranında yükselmeyi başardı.
Fiyat dalgalanmalarının biraz azalmasıyla birlikte, işlem hacimleri 5 Şubat’taki 125 milyar dolarlık zirveden son 24 saatte 44 milyar dolara kadar kademeli olarak düştü.
Ancak, Korku ve Açgözlülük Endeksi’nin 8 ile tarihi düşük seviyesinde bulunması, piyasa duyarlılığının son derece düşük olduğunu ve hakim tutumun “aşırı korku” olduğunu gösteriyor.
Bireysel yatırımcıların paniklediği ve tamamen teslim olma modunda olduğu bir dönemde, Santiment’ten gelen veriler “akıllı paranın” düşüşten faydalanarak alım yaptığını gösteriyor.
Bu kripto analiz firmasının zincir içi verileri, büyük yatırımcıların yıl başından bu yana 150.000 BTC token biriktirdiğini gösteriyor.
Ortalama 77.000 dolarlık fiyatla, bu, BTC‘nin 60.000 dolar seviyesine yaklaşmasıyla güçlü bir destek oluşturabilecek, en büyük kripto para birimine 11,5 milyar dolarlık bir yatırım anlamına geliyor.
1.000 ile 10.000 arasında token tutan adresler, bu dönemde en çok BTC satın alanlar oldu ve varlıklarını 100.000 coin artırarak %2,1’lik bir artış sağladılar.
Bu arada, 10.000 ile 100.000 BTC arasında varlık bulunduran adresler de bu dönemde 70.000 coin satın alarak %3,1’lik bir artışa neden oldu.
İlginç bir şekilde, 100 ile 1.000 BTC arasında Bitcoin tutan daha küçük balinalar, bu daha büyük balinaların satın aldığı Bitcoin’leri satıyorlar.
Bu grup, Bitcoin’in fiyatı aylarca 100.000 doların üzerinde işlem görürken alım yaptıktan sonra, fiyatı 90.000 doların altına düştüğünde çılgın bir hızla satışa başladı. Bu, fırsatçı yatırımcıların pes ettiğinin bir göstergesi olabilir.
Balina yatırımcıların katılımı, organik talep yaratmak için önemlidir. Bu, orta vadede Bitcoin’in toparlanmasına yardımcı olacak güçlü bir taban oluşturabilir.
Günlük grafik, tokenin bir kez daha 70.000 doların altına düştüğünü gösteriyor; bu, son yükseliş sırasında direnç görevi gören önemli bir psikolojik fiyat bölgesi.
Bu noktada izlenmesi gereken en önemli destek seviyesi 60.000 dolar seviyesidir. 5 Şubat’ta, en büyük kripto para biriminin tek bir günde %14 değer kaybettiği dönemde bu fiyatta güçlü bir talep vardı.
Dolayısıyla, piyasa o bölgeyi yeniden test etmek ve alım baskısının bu düşüş döngüsüne son verecek kadar güçlü olup olmadığını görmek için oraya geri dönebilir.
Göreceli Güç Endeksi (RSI) aşırı satım seviyelerinden çıktı ve 14 günlük hareketli ortalamanın üzerine çıkarak erken bir alım sinyali gönderdi.
Düşüş trendini tersine çevirmek için fiyatın 75.000 doların üzerine çıkması gerekiyor. Bu nedenle, “dip” noktasının oluştuğunu söylemek için henüz çok erken.
Balina aktivitesi, bu fiyat seviyelerinde alım ilgisinin güçlü olduğunu gösteriyor gibi görünüyor. Jeopolitik bir olay piyasayı tekrar aşağı çekmediği sürece, BTC için en olası dip noktası 60.000 dolar olacaktır.
Saatlik grafiğe baktığımızda, haftanın başından beri satış sinyallerinin biriktiğini görüyoruz. Şu anda izlenmesi gereken kilit bölge 68.500 dolar gibi görünüyor. Bu seviye, 60.000 dolar hedefiyle kısa pozisyon için en iyi giriş noktası olabilir.
Bu bölgede yaşanacak bir başka güçlü geri dönüş, hafta sonu boyunca önemli bir düşüşe yol açabilir ve bu hedefe ulaşılması durumunda cazip bir 5:1 risk-ödül oranı sunabilir.