10 Şubat 2026 Salı
Küresel piyasalarda son günlerde yaşanan sert hareketlerin arkasında, yapay zekâ teknolojilerinin ekonomik yapıyı ne ölçüde ve ne hızla dönüştüreceğine dair artan endişeler bulunuyor. Yatırımcılar uzun süredir bu dönüşümün kazananlarını ve kaybedenlerini tartışırken, geçen hafta açıklanan yeni yapay zekâ araçlarıyla birlikte bu belirsizlik borsalara doğrudan yansıdı ve özellikle teknoloji ile yazılım hisselerinde sert satışları beraberinde getirdi.
Satış dalgasının fitilini, hukuk, veri ve finansal araştırma gibi alanları otomatikleştirmeyi hedefleyen yeni ürünlerini duyuran Anthropic ateşledi. Bu gelişme, yatırımcıların “gelecekte hangi şirketlerin ayakta kalacağı” sorusunu daha yüksek sesle sormasına neden oldu. Süreçte Salesforce, Expedia Group ve London Stock Exchange Group gibi birçok büyük şirketin hisselerinde baskı oluştu.

Hafta içinde teknoloji hisselerinde görülen sert düşüşlerin ardından cuma günü sınırlı bir tepki alımı gelse de oynaklık yüksek seyrini korudu. Yazılım sektörünü izleyen IGV ETF’si önceki günlerde yaşadığı sert kayıpların bir kısmını telafi etti ancak piyasalarda oluşan mesaj netti: Yapay zekâ ürünlerinin çıkış hızı, mevcut iş modelleri ve değerlemeler üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Analistlere göre bu etki, yalnızca birkaç şirketle sınırlı kalmayacak.
Kayıpların boyutu da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Thomson Reuters hisseleri bir haftada yaklaşık yüzde 20 gerilerken, Morningstar son yılların en zayıf haftasını geçirdi. HubSpot, Atlassian ve Zscaler gibi yazılım şirketlerinde çift haneli düşüşler görüldü. Yazılım, finansal hizmetler ve varlık yönetimi ağırlıklı toplam 164 hissede piyasa değeri kaybının yüzlerce milyar doları bulduğu hesaplanıyor.
Uzmanlar, ChatGPT’nin piyasaya çıktığı 2022 sonundan bu yana yapay zekâ anlatısının büyük ölçüde “kazananlar” üzerine kurulu olduğuna dikkat çekiyor. Ancak Google, Anthropic ve OpenAI cephesinden gelen yeni ürünlerin, teorik dönüşümü somut bir rekabet ve kârlılık tehdidine dönüştürdüğü ifade ediliyor. Bu durum, yatırımcıların risk algısını köklü biçimde değiştiriyor.
Kısa vadede piyasalarda dalgalı seyrin devam etmesi beklenirken, analistler şirket bazlı ayrışmanın daha da belirginleşeceği görüşünde. Yapay zekâ yatırımlarını verimli şekilde iş modeline entegre edebilen şirketlerin öne çıkabileceği, bu süreci yönetemeyenlerin ise kalıcı değer kayıplarıyla karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor. Küresel piyasalar için yeni dönemde belirleyici unsurun, teknoloji kadar nakit akışı, kârlılık ve rekabet avantajı olacağı vurgulanıyor.