Nagihan KALSIN
Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER) Başkanı Doğa Can Bayram, Türkiye’nin elektrik sisteminin bağımsız yönetimi için teknik olarak 5 GW depolama kurulu güce ulaşması gerektiğini söyledi. Bir grup gazeteciye değerlendirmelerde bulunan Bayram, “Türkiye, Avrupa enterkonnekte sisteminin bir parçası ama bölgedeki gerginlikler ortada. Depolama ile 5–15 gigavat (GW) arası bir batarya kapasitesine ulaştığımızda ülkeyi başka bir havuza bağlı olmadan, tamamen bağımsız şekilde ‘ada gibi’ yönetebiliriz. Bu, ulusal enerji güvenliği açısından son derece stratejik bir yatırım” dedi.
Ekonomi güvenliğinde kritik adım
Şebekeyi bağımsız yönetmek için rüzgâr ve güneş yatırımlarında dengelemeyi sağlayacak depolama kapasitesinin şart olduğunu ifade eden Bayram, “Türkiye 35 gigavat depolamalı elektrik yatırımı ön lisansı verdi. Bunlar aşama aşama yatırıma dönüşüyor. 2026 yılı ilk yarısında 300 megavat, 2026’nın tamamında ise 1500 megavat (1,5 gigavat) kurulu gücün devreye girmesi bekleniyor. Bu sistemler kuruldukça Türkiye’nin hem enerji güvenliği hem de yenilenebilir büyümesi aynı anda güçlenecek. Depolama kapasitesinin belirli seviyeye gelmesi, Türkiye’yi dış etkilere karşı daha dayanıklı hâle getirecek. Ülke, kendi üretim-tüketim dengesini kendi içinde yönetebilecek. Bu, sadece enerji sisteminin değil, ekonominin tamamının güvenliği için kritik bir adım” açıklamasını yaptı.
35 GW için 8,7 milyar dolar yatırım gerekli
Bayram, depolama sistemlerinin maliyetine ilişkin de bilgi verdi. Bayram şunları söyledi: “35 gigavat (GW) depolama yatırımı için sadece batarya kısmında 8,75 milyar dolar yatırım gerekiyor. Depolama olmadan yeni rüzgâr ve güneş enerjisi kurulamıyor. Dengesizliği yönetmenin tek yolu batarya. Batarya birkaç saniyede devreye girer. Elektrik sisteminin dengesini koruyan asıl unsur bu. Bataryanın ne zaman şarj edilip ne zaman enerji satacağı tamamen yazılımla belirleniyor. Bu alan depolamanın kalbidir. Çin üretimde çok güçlü ama yazılımda zayıf. Türkiye yazılımda hızlı, esnek ve rekabetçi. Bu bizim en büyük avantajımız. Türkiye yazılım geliştirme kabiliyeti sayesinde depolama alanında yüksek katma değer üretebilir.”
Türkiye’nin batarya hücresi üretiminde henüz ölçek ekonomisine ulaşamadığını, ancak batarya paketleme, konteyner üretimi, trafo, kablo ve orta gerilim ekipmanlarında dünya standartlarında üretim yapabildiğini anlatan Bayram sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye batarya sistemlerinde merkez olabilir”
“Türkiye çok güçlü bir metal ve elektrik ekipmanı altyapısına sahip. Konteyner üretebiliyoruz, trafo üretebiliyoruz, orta gerilim ve alçak gerilim ekipmanlarında çok iyiyiz. Bu yüzden Avrupa ve bölge ülkeleri için batarya sistemlerinde bir merkez olabiliriz. Bugün depolama projelerinde yerlilik oranı yüzde 40. Bu oran Avrupa’ya kıyasla oldukça yüksek.”
“Rekabet alanımız yazılım ve güç elektroniği”
EDEDER Başkan Yardımcıları Ramazan Kaya ve Ömer Doğan ise Türkiye’nin enerji dönüşümünde depolamanın zorunlu hale geldiğini vurgulayarak kritik uyarılar yaptı. Ramazan Kaya, dünyada hücre üretiminin neredeyse tamamen Çin’in kontrolünde olduğunu, Türkiye’nin rekabet edebileceği alanın yazılım, entegrasyon ve güç elektroniği olduğunu belirtti. Ömer Doğan ise depolamanın arz–talep dengesi için kritik rol oynadığını, devreye girdiğinde saniyeler içinde yük alabilmesiyle klasik santrallerin yerini tamamlayıcı bir teknoloji haline geleceğini ifade etti. Doğan, 2026 ortasına kadar 300 MWh depolamanın piyasaya gerçek anlamda katılacağını, tüm lisans süreçlerinin doğal olarak 2–3 yıl sürdüğünü belirtti.
EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025ŞİRKET
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025
1
Coinbase üçüncü çeyrek kârını açıkladı: Beklentileri aştı, gelirler ikiye katlandı
2
Şirketlerin dijital Kurban Bayramı destekleri yüzde 70 arttı
3
Ülker o hedeflerini aştı!
4
TAV Havalimanları 9 ayda 87 milyon yolcuya hizmet verdi
5
Akbank’tan güçlü performans: Dokuz ayda 38 milyar 908 milyon lira konsolide net kâr