“Enerji bağımsızlığı için 5-15 GW batarya kapasitesi şart”
  • Borsacıdan
  • Şirket
  • “Enerji bağımsızlığı için 5-15 GW batarya kapasitesi şart”

“Enerji bağımsızlığı için 5-15 GW batarya kapasitesi şart”

Enerji Depolama Endüstrileri Derneği Başkanı Doğa Can Bayram, Türkiye’nin 5-15 GW batarya kapasitesine ulaştığında elektrik sistemini ulusal güvenlik açısından tamamen bağımsız şekilde ‘ada gibi’ yönetebileceğini belirtti.

Kasım 13, 2025 21:12
“Enerji bağımsızlığı için 5-15 GW batarya kapasitesi şart”
0

BEĞENDİM

Nagihan KALSIN

Enerji Depolama Endüst­rileri Derneği (EDEDER) Başkanı Doğa Can Bay­ram, Türkiye’nin elektrik siste­minin bağımsız yönetimi için teknik olarak 5 GW depolama ku­rulu güce ulaşması gerektiğini söyledi. Bir grup gazeteciye de­ğerlendirmelerde bulunan Bay­ram, “Türkiye, Avrupa enterkon­nekte sisteminin bir parçası ama bölgedeki gerginlikler ortada. Depolama ile 5–15 gigavat (GW) arası bir batarya kapasitesine ulaştığımızda ülkeyi başka bir havuza bağlı olmadan, tamamen bağımsız şekilde ‘ada gibi’ yöne­tebiliriz. Bu, ulusal enerji güven­liği açısından son derece strate­jik bir yatırım” dedi.

Ekonomi güvenliğinde kritik adım

Şebekeyi bağımsız yönetmek için rüzgâr ve güneş yatırımla­rında dengelemeyi sağlayacak depolama kapasitesinin şart olduğunu ifade eden Bayram, “Türkiye 35 gigavat depolamalı elektrik yatırımı ön lisansı ver­di. Bunlar aşama aşama yatırı­ma dönüşüyor. 2026 yılı ilk yarı­sında 300 megavat, 2026’nın ta­mamında ise 1500 megavat (1,5 gigavat) kurulu gücün devreye girmesi bekleniyor. Bu sistem­ler kuruldukça Türkiye’nin hem enerji güvenliği hem de yenilene­bilir büyümesi aynı anda güçle­necek. Depolama kapasitesinin belirli seviyeye gelmesi, Türki­ye’yi dış etkilere karşı daha daya­nıklı hâle getirecek. Ülke, kendi üretim-tüketim dengesini kendi içinde yönetebilecek. Bu, sadece enerji sisteminin değil, ekonomi­nin tamamının güvenliği için kri­tik bir adım” açıklamasını yaptı.

35 GW için 8,7 milyar dolar yatırım gerekli

Bayram, depolama sistemleri­nin maliyetine ilişkin de bilgi ver­di. Bayram şunları söyledi: “35 gi­gavat (GW) depolama yatırımı için sadece batarya kısmında 8,75 milyar dolar yatırım gerekiyor. Depolama olmadan yeni rüzgâr ve güneş enerjisi kurulamıyor. Dengesizliği yönetmenin tek yolu batarya. Batarya birkaç saniyede devreye girer. Elektrik sistemi­nin dengesini koruyan asıl unsur bu. Bataryanın ne zaman şarj edi­lip ne zaman enerji satacağı ta­mamen yazılımla belirleniyor. Bu alan depolamanın kalbidir. Çin üretimde çok güçlü ama yazılım­da zayıf. Türkiye yazılımda hızlı, esnek ve rekabetçi. Bu bizim en büyük avantajımız. Türkiye ya­zılım geliştirme kabiliyeti saye­sinde depolama alanında yüksek katma değer üretebilir.”

Türkiye’nin batarya hücresi üretiminde henüz ölçek ekono­misine ulaşamadığını, ancak ba­tarya paketleme, konteyner üre­timi, trafo, kablo ve orta gerilim ekipmanlarında dünya standart­larında üretim yapabildiğini an­latan Bayram sözlerini şöyle ta­mamladı:

“Türkiye batarya sistemlerinde merkez olabilir”

“Türkiye çok güçlü bir metal ve elektrik ekipmanı altyapısı­na sahip. Konteyner üretebiliyo­ruz, trafo üretebiliyoruz, orta ge­rilim ve alçak gerilim ekipman­larında çok iyiyiz. Bu yüzden Avrupa ve bölge ülkeleri için ba­tarya sistemlerinde bir merkez olabiliriz. Bugün depolama pro­jelerinde yerlilik oranı yüzde 40. Bu oran Avrupa’ya kıyasla ol­dukça yüksek.”

“Rekabet alanımız yazılım ve güç elektroniği”

EDEDER Başkan Yardımcıları Ramazan Kaya ve Ömer Doğan ise Türkiye’nin enerji dönüşümünde depolamanın zorunlu hale geldiğini vurgulayarak kritik uyarılar yaptı. Ramazan Kaya, dünyada hücre üretiminin neredeyse tamamen Çin’in kontrolünde olduğunu, Türkiye’nin rekabet edebileceği alanın yazılım, entegrasyon ve güç elektroniği olduğunu belirtti. Ömer Doğan ise depolamanın arz–talep dengesi için kritik rol oynadığını, devreye girdiğinde saniyeler içinde yük alabilmesiyle klasik santrallerin yerini tamamlayıcı bir teknoloji haline geleceğini ifade etti. Doğan, 2026 ortasına kadar 300 MWh depolamanın piyasaya gerçek anlamda katılacağını, tüm lisans süreçlerinin doğal olarak 2–3 yıl sürdüğünü belirtti.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP