Hüseyin VATANSEVER
PepsiCo, “Sürdürülebilirlik” vizyonunu temsil eden pep+ stratejisi kapsamında, çok paydaşlı iş birliklerini 4. Tarımda Pozitif Gelecek Sempozyumu’nda bir araya getirdi. Sürdürülebilirlik Akademisi ile birlikte düzenlenen etkinliğin teması bu yıl “Gıda Sistemlerini Dönüştürmek” oldu. Sektör paydaşlarının geniş katılımıyla gerçekleşen etkinlikte gıda sistemlerinin dönüşümü farklı perspektiflerle ele alındı.
“Sürdürülebilirliği odağımıza alıyoruz”
Gıda güvenliğinin sürdürülebilir kalkınma açısından temel meselelerden biri olduğunu vurgulayan PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, “Pep+ Vizyonu” doğrultusunda üretimden tüketiciye uzanan değer zincirinin bütününde sorumluluk alarak sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulmasına katkı sağlamak için çalıştıklarını ifade etti.
Gıda güvenliğinin ancak sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi oluşturulmasıyla çözülebileceğini vurgulayan Ergün Günay, “Bugün gıda söz konusu olduğunda yalnızca üretim değil; erişim, dağıtım ve dayanıklılık alanlarında da ciddi bir sınavla karşı karşıyayız. İklim krizinin etkisiyle bu tablo daha da zorlaşıyor ve biz, bu sorunu önemsiyor; çözümler üzerinde paydaşlarımızla iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Pep+ vizyonumuz doğrultusunda, üretimden tüketime uzanan değer zincirinin her aşamasında sürdürülebilirliği odağımıza alıyoruz” dedi.
“Her yıl 250 çiftçiyle sözleşmeli üretim yapıyoruz”
Bugün Türkiye’de 20 şehirde, toplam 100 bin dekarlık alanda yılda ortalama 250 çiftçiyle sözleşmeli üretim yaptıklarını kaydeden Günay, “Pozitif Tarım stratejimizle sözleşmeli çiftçilikten ileri teknolojiye, çiftçi eğitiminden yenileyici tarıma kadar pek çok alanda çalışıyoruz. Yenileyici tarım uygulamalarımız, sadece ekim alanlarını dönüştürmekle kalmıyor; aynı zamanda su verimliliğini artırıyor, toprak sağlığını iyileştiriyor ve çiftçiyi iklim risklerine karşı daha dirençli hale getiriyor.
Bu anlayışla 2023’ten bu yana Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz Bir Damla Bir Dünya projemizle 735 milyon su litre tasarruf ettik” şeklinde konuştu. Günay, Tarımda Pozitif Gelecek Sempozyumu gibi platformların sürdürülebilirlik odaklı yenilikçi uygulamalara alan açan birer inovasyon merkezi ve fikir gelişim alanı olduğu inancını paylaşarak, “Bu etkinliğimizin, tarımın dönüşümüne katkı sunan tüm paydaşlara ilham vermesini ve daha kapsayıcı, dirençli bir gıda sistemi için yeni fikirlerin filizlenmesine vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
“Daha adil ve doğaya dost üretim modelleri mümkün”
Gıda sistemlerini dönüştürmenin en önemli öncelik olduğunu vurgulayan Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa, “Eğer bunu yapmazsak diğer alanlarda attığımız tüm sürdürülebilirlik adımları eksik kalır” dedi. Bursa, teknoloji ve bilimin rehberliğinde geliştirilen yeni uygulamaların daha az kaynakla daha verimli, daha adil ve doğaya dost üretim modellerinin mümkün olduğunu gösterdiğini söyleyerek, “Dünyada hâlâ açlıkla mücadele ederken, gıdanın üçte biri tarladan sofraya ulaşmadan israf oluyor.
Bu tabloyu değiştirmek için gıda sistemlerimizi dönüştürmemiz, üreticiyle tüketici arasındaki bağı yeniden tanımlamamız gerekiyor” diye konuştu. Tarımda döngüsel ekonomi, yenilenebilir enerji kullanımı, dijitalleşme ve akıllı tarım teknolojileri gibi alanlarda atılan her adımın, sürdürülebilir bir geleceğe yatırım anlamına geldiğini kaydeden Bursa, “Eğer gıda sistemlerimizi dönüştürmezsek, diğer alanlarda attığımız tüm sürdürülebilirlik adımları eksik kalır” vurgusu yaptı.
Türkiye’de çiftçi profili değişiyor
Sempozyumun, “Birlikte Büyümek: Sürdürülebilir Gelecek için Çiftçiye Yatırım” başlıklı ilk oturumuna Dünya Bankası Tarım Ekonomisti Bora Sürmeli, Kredi Kayıt Bürosu’ndan Ömer Faruk Demirhan ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nden Özcan Türkoğlu konuşmacı olarak katıldı. Tarım sektörünün dönüşümüne yön verecek fırsatlar, riskler ve önceliklerin çok boyutlu biçimde ele alındığı panelde konuşmacılar, Türkiye’deki çiftçi profilinin değişen yapısına dikkat çekti. Tarım nüfusu giderek yaşlanırken gençlerin sektöre katılımının giderek azaldığı ifade edildi. Konuşmacılar, ayrıca üretim biçimlerindeki dönüşüme ve dijitalleşmenin sektörde meydana getirdiği yeni dinamiklerin önemine işaret etti.
Tarımda dijital uygulamalar ele alındı
“Gıda Sistemlerinde Dönüşüm: Dayanıklı Tedarik Zincirleri İçin Teknoloji ve İnovasyon” paneline ise Lojistik Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, SAP Türkiye’den Tuna Atmaca ve Agrovisio’dan Emre Tunalı konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, tarımsal üretimden tedarik zincirine uzanan süreçte verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik konuları ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de tarımsal üretim zincirinin kırılgan noktalarına dikkat çekerek kayıpların azaltılması, üretim planlamasında bütüncül modellerin geliştirilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılmasının önemini vurguladı. Teknoloji ve inovasyonun bu dönüşümde oynadığı rolün de altı çizilerek; dijital tarım uygulamalarının çiftçilerin üretim süreçlerini güçlendirdiği, verimliliği artırdığı ve sürdürülebilir üretim için yeni fırsatlar sunduğu ifade edildi.
Suya göre planlama öncelik haline getirilmeli
“Her Damlanın Değeri: Sürdürülebilir Büyüme için Suya Yatırım” panelinde Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nden Asiye Düşünceli, İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Erdem Görgün ve Wilo Genel Müdürü Duygu Erdem konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, iklim değişikliğinin etkileriyle giderek artan su riski tüm yönleriyle ele alındı. Sanayi, tarım ve yerel yönetimlerin suyu verimli kullanma sorumluluğuna dikkat çekilen oturumda, suyun enerjiyle ilişkisine de değinilerek, dijital teknolojiler ve akıllı sistemlerin su kayıplarını azaltmada kilit rol oynadığı belirtildi.
EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025ŞİRKET
30 Kasım 2025EKONOMİ
30 Kasım 2025
1
Coinbase üçüncü çeyrek kârını açıkladı: Beklentileri aştı, gelirler ikiye katlandı
2
Şirketlerin dijital Kurban Bayramı destekleri yüzde 70 arttı
3
Ülker o hedeflerini aştı!
4
TAV Havalimanları 9 ayda 87 milyon yolcuya hizmet verdi
5
Akbank’tan güçlü performans: Dokuz ayda 38 milyar 908 milyon lira konsolide net kâr