Azalan kaynaklar gıdada dönüşümü zorunlu kılıyor

Azalan kaynaklar gıdada dönüşümü zorunlu kılıyor

Gıda sistemlerinde dönüşümün ele alındığı 4. Tarımda Pozitif Gelecek Sempozyumu’nda gıda güvenliği ve tarımsal üretimin geleceği masaya yatırıldı. PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Ergün Günay, iklim krizinin ortaya çıkardığı zorlukların giderek arttığına dikkati çekerek, “Gıda güvenliği ancak sürdürülebilir ve dirençli bir gıda sistemi oluşturulmasıyla çözülebilir” dedi.

Kasım 12, 2025 02:48
Azalan kaynaklar gıdada dönüşümü zorunlu kılıyor
0

BEĞENDİM

Hüseyin VATANSEVER

PepsiCo, “Sürdürülebilir­lik” vizyonunu temsil eden pep+ stratejisi kapsamın­da, çok paydaşlı iş birliklerini 4. Tarımda Pozitif Gelecek Sem­pozyumu’nda bir araya getirdi. Sürdürülebilirlik Akademisi ile birlikte düzenlenen etkinliğin teması bu yıl “Gıda Sistemlerini Dönüştürmek” oldu. Sektör pay­daşlarının geniş katılımıyla ger­çekleşen etkinlikte gıda sistem­lerinin dönüşümü farklı perspek­tiflerle ele alındı.

“Sürdürülebilirliği odağımıza alıyoruz”

Gıda güvenliğinin sürdürüle­bilir kalkınma açısından temel meselelerden biri olduğunu vur­gulayan PepsiCo Türkiye Ge­nel Müdürü Ergün Günay, “Pep+ Vizyonu” doğrultusunda üre­timden tüketiciye uzanan değer zincirinin bütününde sorumlu­luk alarak sürdürülebilir bir gı­da sisteminin oluşturulmasına katkı sağlamak için çalıştıkları­nı ifade etti.

Gıda güvenliğinin ancak sürdürülebilir ve direnç­li bir gıda sistemi oluşturulma­sıyla çözülebileceğini vurgula­yan Ergün Günay, “Bugün gıda söz konusu olduğunda yalnızca üretim değil; erişim, dağıtım ve dayanıklılık alanlarında da cid­di bir sınavla karşı karşıyayız. İk­lim krizinin etkisiyle bu tablo da­ha da zorlaşıyor ve biz, bu sorunu önemsiyor; çözümler üzerinde paydaşlarımızla iş birliği içeri­sinde çalışıyoruz. Pep+ vizyonu­muz doğrultusunda, üretimden tüketime uzanan değer zinciri­nin her aşamasında sürdürülebi­lirliği odağımıza alıyoruz” dedi.

“Her yıl 250 çiftçiyle sözleşmeli üretim yapıyoruz”

Bugün Türkiye’de 20 şehirde, toplam 100 bin dekarlık alanda yıl­da ortalama 250 çiftçiyle sözleş­meli üretim yaptıklarını kaydeden Günay, “Pozitif Tarım stratejimiz­le sözleşmeli çiftçilikten ileri tek­nolojiye, çiftçi eğitiminden yeni­leyici tarıma kadar pek çok alanda çalışıyoruz. Yenileyici tarım uygu­lamalarımız, sadece ekim alanla­rını dönüştürmekle kalmıyor; ay­nı zamanda su verimliliğini artırı­yor, toprak sağlığını iyileştiriyor ve çiftçiyi iklim risklerine karşı daha dirençli hale getiriyor.

Bu anlayış­la 2023’ten bu yana Doğa Koruma Merkezi iş birliğiyle gerçekleştir­diğimiz Bir Damla Bir Dünya pro­jemizle 735 milyon su litre tasarruf ettik” şeklinde konuştu. Günay, Ta­rımda Pozitif Gelecek Sempozyu­mu gibi platformların sürdürülebi­lirlik odaklı yenilikçi uygulamalara alan açan birer inovasyon merkezi ve fikir gelişim alanı olduğu inan­cını paylaşarak, “Bu etkinliğimizin, tarımın dönüşümüne katkı sunan tüm paydaşlara ilham vermesini ve daha kapsayıcı, dirençli bir gıda sistemi için yeni fikirlerin filizlen­mesine vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

“Daha adil ve doğaya dost üretim modelleri mümkün”

Gıda sistemlerini dönüştür­menin en önemli öncelik olduğu­nu vurgulayan Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sun­gur Bursa, “Eğer bunu yapmazsak diğer alanlarda attığımız tüm sür­dürülebilirlik adımları eksik ka­lır” dedi. Bursa, teknoloji ve bili­min rehberliğinde geliştirilen yeni uygulamaların daha az kaynakla daha verimli, daha adil ve doğaya dost üretim modellerinin müm­kün olduğunu gösterdiğini söyle­yerek, “Dünyada hâlâ açlıkla mü­cadele ederken, gıdanın üçte biri tarladan sofraya ulaşmadan israf oluyor.

Bu tabloyu değiştirmek için gıda sistemlerimizi dönüştür­memiz, üreticiyle tüketici arasın­daki bağı yeniden tanımlamamız gerekiyor” diye konuştu. Tarım­da döngüsel ekonomi, yenilenebi­lir enerji kullanımı, dijitalleşme ve akıllı tarım teknolojileri gibi alan­larda atılan her adımın, sürdürü­lebilir bir geleceğe yatırım anla­mına geldiğini kaydeden Bursa, “Eğer gıda sistemlerimizi dönüş­türmezsek, diğer alanlarda attığı­mız tüm sürdürülebilirlik adımla­rı eksik kalır” vurgusu yaptı.

Türkiye’de çiftçi profili değişiyor

Sempozyumun, “Birlikte Bü­yümek: Sürdürülebilir Gelecek için Çiftçiye Yatırım” başlıklı ilk oturumuna Dünya Bankası Ta­rım Ekonomisti Bora Sürmeli, Kredi Kayıt Bürosu’ndan Ömer Faruk Demirhan ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgü­tü’nden Özcan Türkoğlu konuş­macı olarak katıldı. Tarım sektö­rünün dönüşümüne yön verecek fırsatlar, riskler ve önceliklerin çok boyutlu biçimde ele alındı­ğı panelde konuşmacılar, Türki­ye’deki çiftçi profilinin değişen yapısına dikkat çekti. Tarım nü­fusu giderek yaşlanırken gençle­rin sektöre katılımının giderek azaldığı ifade edildi. Konuşma­cılar, ayrıca üretim biçimlerinde­ki dönüşüme ve dijitalleşmenin sektörde meydana getirdiği yeni dinamiklerin önemine işaret etti.

Tarımda dijital uygulamalar ele alındı

“Gıda Sistemlerinde Dönüşüm: Dayanıklı Tedarik Zincirleri İçin Teknoloji ve İnovasyon” paneline ise Lojistik Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, SAP Türkiye’den Tuna Atmaca ve Agrovisio’dan Emre Tunalı konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, tarımsal üretimden tedarik zincirine uzanan süreçte verimlilik, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik konuları ele alındı. Katılımcılar, Türkiye’de tarımsal üretim zincirinin kırılgan noktalarına dikkat çekerek kayıpların azaltılması, üretim planlamasında bütüncül modellerin geliştirilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılmasının önemini vurguladı. Teknoloji ve inovasyonun bu dönüşümde oynadığı rolün de altı çizilerek; dijital tarım uygulamalarının çiftçilerin üretim süreçlerini güçlendirdiği, verimliliği artırdığı ve sürdürülebilir üretim için yeni fırsatlar sunduğu ifade edildi.

Suya göre planlama öncelik haline getirilmeli

“Her Damlanın Değeri: Sürdürülebilir Büyüme için Suya Yatırım” panelinde Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nden Asiye Düşünceli, İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Erdem Görgün ve Wilo Genel Müdürü Duygu Erdem konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, iklim değişikliğinin etkileriyle giderek artan su riski tüm yönleriyle ele alındı. Sanayi, tarım ve yerel yönetimlerin suyu verimli kullanma sorumluluğuna dikkat çekilen oturumda, suyun enerjiyle ilişkisine de değinilerek, dijital teknolojiler ve akıllı sistemlerin su kayıplarını azaltmada kilit rol oynadığı belirtildi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP