DOLAR 8,56070.04%
EURO 10,1120-0.03%
STERLIN 11,84450%
ALTIN 494,480,05
BIST 1.349,11-0.18%
BITCOIN 3183197,59%
İstanbul
28°

AÇIK

03 59

İMSAK'A KALAN SÜRE

Ethereum ETH Nedir ? Projesi ve Geleceği Hakkında Tüm Bilgiler

Ethereum ETH Nedir ? Projesi ve Geleceği Hakkında Tüm Bilgiler

Ethereum bir akıllı sözleşme platformu olarak, geliştiricilere kendi blockchain’i üzerinde merkeziyetsiz uygulama (DApp) geliştirme olanağı sunuyor. Ethereum platformunun kendi dijital para birimi Ether (ETH) adını taşıyor.

ABONE OL
20 Haziran 2021 10:13
Ethereum ETH Nedir ? Projesi ve Geleceği Hakkında Tüm Bilgiler
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ETH Hangi Borsalarda İşlem Görmektedir.

Ethereum ile şu anda işlem yapılan en büyük borsalar Binance, ZG.com, OKEx, Huobi Global, ve . Listeleme yapan diğer borsaları bulabilirsiniz.

Ethereum Nedir?

Ethereum bir akıllı sözleşme platformu olarak, geliştiricilere kendi blockchain’i üzerinde merkeziyetsiz uygulama (DApp) geliştirme olanağı sunuyor. Ethereum platformunun kendi dijital para birimi Ether (ETH) adını taşıyor.

Ethereum, içinde Ethereum Enterprise Alliance gibi kurumsal Ethereum konsorsiyumlarının yer aldığı büyük ekosisteminin parçası olan Ethereum Vakfı tarafından kısmen destekleniyor.

Ethereum Nasıl Çalışır?

Vitalik Buterin, Ethereum için ilk konsepti 2013 yılında, Bitcoin (BTC) harici bir açık kaynak blockchain platformu geliştirme düşüncesiyle tasarladı ve böylelikle akıllı sözleşmelerin önünü açtı. Ethereum blockchain üzerindeki her akıllı sözleşme, kendi kendine işleyerek belirli koşullar yerine getirildiğinde otomatik işlem yapan bir bilgisayar programı gibi çalışıyor. Blockchain ise bu akıllı sözleşme kodlarının, herhangi bir aksama, sansür, sahtecilik veya harici müdahale olmaksızın, tam olarak programlandığı gibi çalışmalarını sağlıyor.

Ethereum ağı 30 Temmuz 2015 günü, önceden kazılmış 73 milyon Ether ile yayına girdi.

Ethereum Madenciliği Nasıl Yapılır?

Ethereum madenciliği şu anda tıpkı Bitcoin gibi iş ispatı (Proof-of-Work, PoW) protokolünü baz alıyor, gelecekte ise pay ispatı (proof-of-stake) yapıya geçilmesi planlanıyor. Ethereum madenciliğinde madenciler, sahip oldukları bilgi işlem gücünü matematiksel bir problemi çözmek (ilgili blokun kendine özgü başlık meta verisinin hash değerini bulmak) için kullanıyor. Problemi ilk çözen (hash değerini ilk bulan) madenci, bu blokun çıkarıldığını tüm Ethereum ağına duyuruyor ve bu sayede diğer düğümler, bloku doğrulayıp blockchain’e ekleyebiliyor.

Ethereum blockchain’i, Ocak 2020’de PoW sistemini terk ederek daha az enerji gerektiren pay ispatı (PoS) sistemine geçiş yapmayı planlıyordu. Ancak bu tarihte hazırlıklar tamamlanamadı. PoS’ye geçiş ve Ethereum 2.0’ın çıkışının 2020’nin ilerleyen döneminde gerçekleşmesi bekleniyor.

Ethereum madenciliği, Ethash algoritmasını baz alıyor. Ethereum ağı ilk yayınlandığında, ETH madencileri her bir blok başına 5 ETH blok ödülü alıyordu. Byzantine hard fork’unun gerçekleştiği 2017 sonunda ise, Ethereum blockchain ağı blok ödüllerini 5 ETH’den 3 ETH’ye düşürdü. 2019’un başında blok ödülü bu kez 2 ETH’ye düşürüldü ve bu olaya “the thirdening” adı verildi.

Bitcoin’in aksine, Ethash iş ispatı protokolü nedeniyle ASIC kullanarak madencilik yapmak kârlı olmuyor. Her bir Ethereum bloku, ortalama 12 saniyede kazılıyor. Zorluk düzeyi ise Ethereum çıkarmak için kullanılan toplam bilgisayar gücüne (diğer adıyla ağın hash oranına) göre ölçeklendiriliyor.

Ethereum’da yapılan işlemlere “gas” adı veriliyor ve tüm ağın faaliyetleri bu birimle işliyor. Diğer bir deyişle, blockchain üzerinde değişiklik yapabilmek için gas (Ether) harcamanız gerekiyor. Ethereum da bir Turing complete iç koduna sahip bulunuyor.

Ethereum Nerede Kullanılır?

Ethereum platformu, geliştiriciler tarafından yeni tip merkeziyetsiz uygulamalar (DApp) geliştirmek için kullanılıyor. Bu uygulamalar, yeni dijital varlıklar ve sansürlenmesi imkansız web uygulamaları meydana getirmekten, merkeziyetsiz otonom kuruluşlar inşa etmeye kadar gidiyor. Dünya üzerindeki herkes, Ethereum ağına ücretsiz biçimde bağlanabiliyor.

Ethereum blockchain ağının kendi birimi Ether, aynı zamanda bir tür dijital para olarak kullanılıyor ve dünyanın herhangi bir yerindeki bir başkasına anında gönderilebiliyor. Ether, bir ödeme yöntemi olarak da, değer saklama aracı olarak da kullanılabiliyor.

Ethereum Nasıl Satın Alınır?

Ethereum blockchain’inde madencilik yapmıyorsanız (ki bu profesyonel bir madenci değilseniz oldukça pahalıya patlayacaktır), bir kripto para borsasından Ethereum satın alabilirsiniz. Bu kripto para birimindeki en güncel borsalar ve işlem çiftleri listesi için piyasa çiftleri sayfamızı ziyaret edin. Bir kripto para borsasını seçmeden önce, kendi araştırmanızı titizlikle yapmayı ihmal etmeyin. Sahip olduğunuz Ether’i soğuk veya sıcak bir cüzdanda saklayabilirsiniz.

Enine Boyuna Ethereum 2.0

Serenity adıyla da bilinen Ethereum 2.0, uzun zamandır beklenen Ethereum blockchain yükseltmesidir.

Bu hiç de hafife alınacak bir olay değil. Bahsi geçen ağın toplam piyasa değerine göre dünyanın en büyük ikinci kripto parasına ev sahipliği yaptığı düşünülecek olursa, bu geçişin sorunsuz gerçekleşmesi gerekiyor. Milyarlarca dolardan bahsediyoruz.

Ethereum ağının yeni versiyonunun artılarını ve eksilerini, yol haritasının nasıl göründüğünü ve merkeziyetsiz uygulamalar için bu geçişin ne anlam taşıdığını öğrenmek için SSS sayfamıza göz atabilirsiniz.

Ethereum 2.0 Nedir?

Basitçe belirtmek gerekirse, iş ispatı mutabakat mekanizmasından (ki bu Bitcoin için de kullanılıyor), pay ispatı sistemine geçişin sonucu Ethereum 2.0 olacak. Ethereum, beş yıl boyunca denenmiş ve kullanılmış bir protokolü geride bırakacak.

Bunun sonucunda yeni bir kripto para meydana gelmeyecek, sahip olduğunuz ETH aynı kalacak. Değişikliklerin büyük çoğunluğu, sizin büyük ihtimalle farkına bile varmayacağınız arka plandaki teknik iyileştirmeler olacak.

ETH 2.0 blockchain ağı için çalışmalar 2015 yılından bu yana sürüyor, yani tüm değişim bir gecede olup bitmeyecek. Buradaki ana hedeflerden biri, kapasiteyi artırarak işlemlerin daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak. Açık kaynak DApp projeleri ve elbette merkeziyetsiz finans sektöründe yaşanan patlama, bu blockchain ağının üzerindeki yükü oldukça artırdı.

Örneğin 2017’nin yoğun günlerinde, Ether ve Bitcoin tüm zamanlar rekoru kırmaya doğru giderken CryptoKitties’in piyasaya çıkışını hatırlayalım. Bu koleksiyon kedilere talep bir anda öyle bir seviyeye çıktı ki, onlarca transfer işlemi onay kuyruğunda sıkışıp kaldı.

Gelecekteki ihtiyaçları karşılayacak derecede ölçeklenebilir olmasını sağlamak, ana ağın (mainnet) hayatta kalabilmesi için kritik önem taşıyor. Bu sağlanamazsa, kripto yatırımcılarının ilgisi başka ağlara kayabilir.

Ethereum 2.0 ile Ethereum 1.0 Arasında Ne Fark Var?

Blockchain teknoloji şirketi ConsenSys, ETH 2.0 ile kendinden önce gelen ETH 1.0 arasındaki farkı gayet güzel tanımlıyor:

Ethereum 1.0’ı iki şeritli, gidiş dönüş, işlek bir yol olarak düşünün. Bu senaryoda arabalar, yoğun saatlerde akmayan bir trafikte gitmek zorunda kalacaklardır.

Ethereum 2.0 ile birlikte sharding yani bölümleme (detaylar bir sonraki sorumuzda) özelliği geliyor, bu sayede blockchain onlarca şeritli bir otobana dönüşüyor. Tüm bunlar, aynı anda yapılabilen işlem sayısını artırmayı amaçlıyor.

PoW’dan PoS’e geçişin büyük fayda sağlayacağı konulardan biri de enerji verimliliği. İş ispatı sistemi, dudak uçuklatıcı bir enerjiye ihtiyaç duyuyor. Öyle ki Bitcoin blockchain’indeki tek bir işlemin karbon ayak izi, 667.551 VISA işlemine denk geliyor. Ethereum 1.0 üzerindeki tek bir ödeme, standart bir ABD hanesinde bir günde tüketilen enerjiden fazlasını kullanıyor.

Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü (IEEE) tarafından yapılan hesaplamalar, ETH 2.0 geçişiyle birlikte enerji tüketiminin %99 oranında azalacağını iddia ediyor. Diğer bir deyişle, blockchain finansal özgürlüğü sağlama yolculuğunda çevresel bir felakete dönüşmeyecek.

Bölünmüş Zincirler Nedir? (Shard Chains)

Sharding veya bölümleme, Ethereum 2.0’ın ölçeklenebilir olmasını sağlayan teknolojidir. Bu yöntemde, blockchain ana ağı, birlikte çalışabilen çok sayıda minik bölünmüş zincirlere ayrılıyor. İşlemler arka arkaya değil, eş zamanlı olarak gerçekleşebiliyor ve bu sayede bilgi işlem gücü çok daha akıllıca kullanılmış oluyor.

ConsenSys ekibinin belirttiği üzere: “Her bir bölünmüş zincir yola yeni bir şerit gibi ekleniyor ve böylelikle Ethereum tek şeritli bir yoldan, çok şeritli bir otobana dönüşüyor. Daha fazla şerit ve paralel işlemler sayesinde aynı anda çok fazla işlem elde ediliyor.”

Bu noktada şunu düşünebilirsiniz: “Bu dahice! Neden en baştan bunu yapmadılar ki?” Kabaca yanıt vermek gerekirse, hayat o kadar basit değil.

Sharding ile ilgili en önemli meselelerden biri de, yanlış uygulanması durumunda oluşturduğu güvenlik zafiyetidir. Bu küçük bölünmüş zincirlerin her birini güvende tutmak için daha az sayıda doğrulayıcı görev yapacağı için, kötü niyetli eylemler karşısında azınlıkta kalma riskleri bulunuyor. Konu yine dönüp dolaşıp kriptografi dünyasının yıllardır içinden çıkamadığı üçlü çelişkiye dönüyor: Ölçeklenebilirlik, merkeziyetsizlik ve güvenlik; bu üçünden sadece ikisini seçebilirsiniz.

Staking Nasıl Çalışıyor?

Ethereum 2.0 blockchain ile gelecek önemli değişikliklerden biri de, staking (pay alma) sistemine geçiş olacak. Bu geçişle birlikte, yeni blokların doğrulanma yöntemi tümüyle değişiyor.

Casper adıyla da bilinen PoS sisteminde, doğrulayıcıların iddialarını icraatla desteklemesi gerekiyor. Blockchain’e yeni blok ekleyip ödül almak isteyen doğrulayıcıların öncelikle kilitlenmek üzere 32 ETH bırakmaları gerekiyor. Bunu bir sigorta poliçesine benzetmek de mümkün: Nasıl ki bir kiraladığınız bir mülkü perişan halde bıraktığınızda depozitonuzdan oluyorsanız, doğrulayıcılar da blockchain ağının menfaatine olmayan işlemler yapmaları durumunda ETH’lerini kaybetme riskini almış oluyor.

Tahmin edeceğiniz üzere bu sistem, Ethereum’un şu anki çalışma düzeninden çok farklı. Yeni bloklar en yüksek bilgisayar gücüne sahip olanlarca çıkarılıyor ve bu teknolojiye son kullanıcının erişmesi pek mümkün değil. Pay ispatı mutabakatında ise bloklar genelde kimin en çok kilitli kripto parası olduğuna göre orantısal bir yolla dağıtılıyor. Örneğin, toplam kilitli paranın yüzde 5’ini sisteme bırakmış biri, yeni blokların da yüzde 5’ini doğruluyor ve ödüllerini alıyor. Ethereum 2.0’da doğrulayıcılar rastgele seçiliyor.

Şimdi biraz da para konuşalım. Ödüller ne kadar büyük olacak? Bu sorunun cevabı ne kadar doğrulayıcının sistemde olacağına göre değişecek ve ödül miktarı zamanla azalacak. Ethereum yol haritasına göre 32 ETH’nin üstüne en yüksek kazanım yüzde 18,1 iken, en düşük getiri ise yüzde 1,56 olabilir.

Burada 1 ETH fiyatı için 300 doları örnek alırsak, doğrulayıcı olmak için yapılması gereken toplam yatırım 9.600 dolar oluyor. Bu oldukça yüklü bir miktar. Tam olarak bu sebeple, kripto para kullanıcılarının Ether’lerini bir araya getirip, kârı paylaşabilecekleri staking havuzları meydana çıktı.

Pay İspatı, Ethereum Madenciliğinin Sonu mu Olacak?

Uzun lafın kısası, evet. ETH 2.0 tam olarak yayına girdiğinde, şu anki Ethereum madencilik havuzları sinek avlamaya başlayacak ve başka işler kovalayacak. İhtimaller arasında altcoin’lere yönelmek ve pay sahibi olarak yeni bir kariyere başlamak yer alıyor.

Bununla birlikte, madencilik ekipmanlarını tavan arasına kaldırmak için henüz erken. Çünkü bir yandan testnet kendi aşamalarını tamamlarken, iş ispatı sistemi uzunca bir süre daha hayatımızda olacak.

Madencilik topluluğunun büyük ölçüde bu değişime karşı koyacağına ve hatta bazılarının kendi kazançlarını korumak adına PoS mutabakatına geçişi durdurmaya çalışacağına yönelik bazı korkular mevcuttu. Gerçeğe dönüşmesi pek olası değil ancak bir hard fork (bir kripto parayı iki farklı birime ayıran köklü bir değişim süreci) riski bulunuyor.

Bunun bir örneği geçmişte yaşandı. 2016 yılında, MakerDAO hack saldırısı sonrası orijinal Ethereum ağı bir hard fork geçirdi. Hacker’ın parayı tuttuğu orijinal blockchain’in adı Ethereum Classic olarak değiştirildi (ve iş ispatı olarak çalışmaya devam edecek). Paranın geri getirildiği yeni platform ise Ethereum olarak devam etti.

Ethereum PoS Artıları ve Eksileri Neler?

Daha önce bahsettiğimiz gibi, yüksek enerji verimliliği pay ispatının en büyük avantajlarından biri. Ancak bu sadece başlangıç. Diğer bazı faydalar ise şöyle:

  • Daha düşük ilk yatırım. İş ispatı ile çalışan blockchain’de doğrulayıcı olabilmek için yüksek teknoloji madencilik ekipmanına ihtiyacınız olur, bu da çoğu kişiyi vazgeçirecek kadar yüksek maliyetlidir. Ethereum’un açık hedefi, PoS mutabakatıyla birlikte “standart bir tüketici bilgisayarında da bölünmüş zincirlerin işlenip doğrulanmasını” mümkün kılabilmek.
  • Daha adil bir oyun alanı. Madencilik donanımının pahalı olması ve PoW mutabakat mekanizması için ihtiyaç duyulan yüksek elektrik tüketimi nedeniyle bu sistemde yeni bloklar oluşturmak genelde tüm bunları karşılayacak parası olan küçük bir madenci grubuna kalıyor.
  • Ağ saldırıları daha yüksek maliyetli. Doğrulayıcılar için blockchain’in güvenli ve korumalı olmasını sağlamak finansal çıkarlara dayanıyor. Kötü niyetli birinin Ether ağına saldırabilmesi için, saldırı sonrası kaybedeceği teminat depozitosunu sisteme stake etmesi, yani kilitlemesi gerekiyor.

Tüm bunların yanı sıra, pay ispatı mutabakatının da dezavantajları yok değil. Bazıları:

  • Büyük pay sahipleri günün sonunda gereğinden fazla nüfuza sahip olabilir. Madenciliği ortadan kaldırmak, karar gücündeki dengesizlikten kurtulmak anlamına gelmiyor. Cebi dolu birileri örneğin 32.000 ETH stake ederek diğer herkesten 1.000 kat fazla blok doğrulayabilir.
  • Bu ölçekte daha önce hiç denenmedi. Ethereum, bugüne kadar iş ispatına geçiş yapan en büyük kripto para olacak. Yaşanabilecek aksaklıklar ve beklenmedik zafiyetler, projenin tamamı için felaket anlamına gelebilir.

ETH 2.0 için Ana Aşamalar Neler?

Tahmin edileceği üzere Ethereum Vakfı, yaklaşan güncelleme sürecine emin adımlarla ilerlemek istiyor. Bu nedenle ETH 2.0 sürümüne geçiş süreci, evde tadilat yapılırken bir yandan aynı evde yaşamaya devam etmeye benzeyecek.

Özetle açıklamak gerekirse Phase 0, Phase 1 ve Phase 2 olmak üzere üç aşama uygulanacak. Mevcut Ethereum 1.0 blockchain ise her aşamada çalışmaya devam edecek.

Bahsi geçen aşamalarda şunlar uygulanacak:

  • Phase 0 sürecinde, doğrulayıcıların yönetilmesi ve PoS mutabakat mekanizmasının oluşturulmasına ek olarak, ceza ve ödüllerin dağıtılmasını idare edecek Beacon Chain ismi verilen sistem hayata geçecek. Bu sürecin, Ocak 2020’de gerçekleşmesi planlanmıştı.
  • Phase 1 sürecinde ise parçalama özelliği eklenerek Ethereum ağı 64 farklı zincire ayrılacak. Mantık gereği, bu aşamanın ardından kapasitenin 64 katına çıkacağı düşünülebilir. Ancak ETH 2.0, selefine göre saniyede yüzlerce kat daha fazla işlem yapabilecek kapasiteye ulaşacak. Yol haritasında bu aşama için 2021 yılına işaret ediliyor.
  • Phase 2 sürecinde akıllı sözleşmeler çalışmaya başlayacak. ETH transferleri ve para çekme işlemleri işaretlenecek. Akabinde Ethereum 1.0 blockchain ağı tamamen durdurulacak. Bu aşamanın 2022’ye kadar hayata geçmesi planlanıyor. Gelgelelim böylesi büyük projenin tam planlandığı tarihte kullanıma açıldığını kaç kez gördük ki?

Jeffrey Hancock tarafından kaleme alınan Medium.com makalesinde şöyle açıklanıyor: “Maalesef ikinci aşamayla birlikte gerçekleştirilecek işlemler tamamen tahmin üzerine kurulu ve bunlar hakkında güvenilir bilgi bulunmuyor.”

Bu projede, Ethereum Vakfı tarafından koordine edilen yüzlerce geliştirici yer alıyor. Karmaşık kodlar barındıran tüm teknik veriler, proje için oluşturulmuş Github sayfasına kaydediliyor.

Ethereum 2.0 Neden Ertelendi?

“Ocak 2020! Ethereum 2.0 şimdiye kadar kullanıma açılmış olmalıydı! Bunu nasıl kaçırdım ki?!” diye düşünüyor olabilirsiniz.

Endişelenmeyin, haberleri kaçırmadınız… İşin gerçeği şu ki, yeni blockchain güncellemesi planlanan programın oldukça gerisinde kalmış durumda.

ETH 2.0 için ilk telaffuz edilen tarih geçildikten sonra temmuz ayında, yani blockchain ağının beşinci yıl dönümünde başlatılacağı umulmuştu. Eğlenceler düzenlenecek, yaşanan tüm tatsız gecikmeler unutulacaktı. Ne yazık ki, bu da olmadı.

Sorun şu ki, herkese açık olan testnet ve hata ayıklama programının birkaç ay boyunca çalışmasının ardından Beacon Chain başlatılabilecek. Ethereum Vakfı üyesi olan Justin Drake, bu sürecin 2020’nin üçüncü çeyreğinde başarılabileceği konusunda şüphe duyduğunu manidar sözlerle dile getirmişti. Phase 0 sürecinin ancak Ocak 2021’de gerçekleştirilebileceği hesaplandı ve bu da programın tam bir yıl gerisinde.

Ethereum’un kurucularından Vitalik Buterin, Drake’in temmuz ortasında yaptığı açıklamanın ardından ekosistemde oluşan karamsarlığı hafifletmek için büyük çaba sarf etti. Altona testnet’inin temmuz ayında başlatıldığına dikkat çekti ve Phase 0 aşamasının kasım ayında işleme alınacağını öne sürdü. Reddit platformu üzerinden Drake’e yanıt veren Buterin, “Şahsen buna katılmıyorum ve hazır olup olmamasına bakılmaksızın [2021] öncesinde ‘0’ aşamasının başlatılmasını tercih ederim” dedi.

Bu cesur, aceleci ve riskli bir açıklamaydı. Zira tamamen hazır olmadan ağın başlatılması, ETH blockchain altyapısına güvenen pek çok hizmetin aksamasına neden olacağı gibi, güvenlik açıkları ortaya çıkarabilir ve fiyatları aşağı çekebilirdi.

Ağustos ortasında Buterin, geri adım atıyor gibiydi. Öyle ki projenin yeniden gözden geçirileceğine dair imalarda bulundu. Bir podcast programında verdiği röportajında şunları söyledi: “Teknik açıdan Ethereum 2.0’ı uygulamaya almanın beklediğimizden çok daha zor olduğunu kabul ediyorum. Bunu imkansız hale getirecek temel bir kusurun tespit edileceğini kesinlikle düşünmüyorum. Elbet geliştirme süreci tamamlanacak. Artık tamamlanması an meselesi ve aslına bakarsanız son zamanlarda oldukça hızlı ilerliyoruz.”

ETH 1.0 Blockchain Ağına Ne Olacak?

Ethereum 2.0 tamamlanıp kullanıma açıldığında , birkaç yıl boyunca Ethereum 1.0 ile birlikte çalışacak.

ConsenSys, ETH 2.0’ın geliştirilmesi tamamlandığında ve her yönüyle işlevsel hale geldiğinde yaşanacakları şöyle açıklıyor: “Şu anki plan, Ethereum 1.0 zincirinin, Phase 1 başladığında Ethereum 2.0 üzerindeki ilk parça olarak çalışması yönünde.”

Aslında geçiş sürecinin nasıl çalışacağını açıklayan oldukça şık benzetmeler var.

ConsenSys çalışanlarından Jimmy Ragosa, Ethereum 1.0’ı otobüse, Ethereum 2.0’ı ise trene benzeterek geçiş sürecini basit bir dille anlatmıştı.

Ragosa, otobüs yolda ilerlerken bir yandan da trenin inşa edildiği bir örnekleme yapıyor. Otobüs yolcuları, Beacon Chain kullanıma açıldıktan sonra dilerlerse seyahatlerine trenle devam edebilecekler. “Sonunda tüm otobüs yolcuları trene geçiş yapmış olacak” şeklinde açıklamasını tamamlamıştı.

Sahip Olduğum ETH’ler Ne Olacak?

Şu an cüzdanınızda Ether bulunuyorsa, yeni blockchain hayata geçtiğinde ETH’lerin değersiz hale geleceği konusunda endişe ediyor olabilirsiniz.

Burada özellikle şuna dikkat etmek gerek: ETH 2.0 kullanıma açıldığında öncekinden farklı kripto para birimi oluşmayacak. Değişen sadece altyapıyı meydana getiren blockchain teknolojisi olacak. Satın alınması gereken yeni coin üretilmeyeceği gibi, bir dijital varlıktan diğerine geçiş yapılması da gerekmeyecek.

Öte yandan hatırı sayılır miktarda ETH birikiminiz varsa, kripto paralarınızı stake etme yoluyla verimli biçimde kullanmayı isteyebilirsiniz. Yine de uyarmamız gerek, çünkü bunu hemen yapmak istemeyebilirsiniz. Beacon Chain aşamasına katılan onaylayıcılar, iki veya üç yıl sonra gerçekleşebilecek güncellemenin ikinci aşamasına kadar stake ettikleri Ether’leri çekemeyecekler.

Güncelleme tamamlandıktan sonra ETH 2.0 ağına ait token’ların satın alınması gibi bir durum da söz konusu değil. Yani halihazırda kullanılan Ethereum cüzdanında, yine bilinen ve sevilen eski Ether’ler bulunacak.

ETH 2.0 Güncellemesi DeFi Ekosistemini Nasıl Etkiler?

Ethereum 2.0, merkeziyetsiz finans sektörünü hem hız hem de işlem ücretleri açısından çok daha kullanışlı hale getirebilir.

Şu anda ETH 1.0 ağında saniyede gerçekleştirilen işlem sayısı (TPS) 25 civarında. Bu sayı, tüm blockchain ağı bir yana dursun, sadece bir DeFi protokolü için bile yeterli seviyede değil.

Vitalik Buterin yaptığı bir açıklamada, her aşama düzgün biçimde işleme alındığında ETH 2.0 ağ kapasitesinin 100.000 TPS civarına çıkabileceğini öne sürmüştü.

Ancak Multicoin Capital’in kurucusu Kyle Samani, merkeziyetsiz finans daha da popüler hale gelmesi durumunda bu sayının bile yeterli olmayacağına inanıyor.

Kendisi, mayıs ayındaki bir Twitter yazışması sırasında, ortaya çıkan zorluklarla ilgili şu uyarılarda bulunmuştu: “Küresel finans sistemini 25 TPS ile nasıl çalıştırabileceğinizi bana açıklar mısınız? Veya 2.500 TPS ile? Ya da 25.000? Kripto paranın küresel ölçekte çalışması için en az 1.000.000 TPS’ye ihtiyacınız olduğuna eminim.”

Saniyede bir milyon işlem! Tüm bu veriler ışığında, yeni blockchain ağı ETH 2.0 hayata geçse bile, kullanıcıların taleplerine eksiksiz biçimde ayak uydurabilmesi için platformun bir dizi iyileştirmeye daha ihtiyaç duyacağı düşünülebilir.

Yeni Blockchain Teknolojisi Ethereum DApp Hizmetlerini Etkileyecek mi?

ETH 2.0 hakkında endişe duyulan bir diğer konu, bu güncellemenin mevcut merkeziyetsiz uygulamalar (DApp) üzerindeki etkisi. Apple’ın uyguladığı, eski cihazlar için tasarlanmış yazılımların yeni iPhone’larda desteklememesi gibi bir senaryo ile mi karşılaşacağız?

Neyse ki, halihazırdaki DApp’lerin yeni blockchain ağı ile uyumlu olmaması gibi bir risk yok. Ancak ağ kullanıma açıldığında ölçeklenebilirlik sorunlarının yeniden baş göstermesiyle işlemlerin yavaşlaması ve kesintilerin yaşanması ihtimal dahilinde.

Ethereum 2.0 güncellemesi hiçbir sorun yaşanmadan kullanıma açılırsa, daha önce yüksek işlem ücretleri ve geciken onay süreçlerinden kaçan geliştiriciler alternatif platformlardan geri dönebilir. Haliyle blockchain üzerinde yeni bir inovasyon dalgası tetiklenebilir.

Dapp.com’un 2020 ikinci çeyrek piyasa raporuna göre, şu anda 1.394 adet aktif merkeziyetsiz uygulama bulunuyor. Bunların 575’i, yani kabaca yüzde 41’i Ethereum üzerinde çalışıyor. 2017 yılındaki en zorlu zamanlarda bile bu blockchain, kendi uygulamalarını hayata geçirmek isteyen geliştiriciler için az bulunan seçenekten biriydi. Şimdi ise seçim yapmayı zorlaştıracak alternatiflerin sayısı arttı.

Zaman geçtikçe, Ethereum’un yıllar içinde kaybettiği pazar payının bir kısmını geri aldığını görmeye başlayabiliriz. Dapp raporuna göre Ethereum, aktif merkeziyetsiz uygulama kullanıcılarının sayısını ikinci çeyrekte ikiye katlayarak tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 1,25 milyona ulaştı. Bu veri, büyük ölçüde DeFi uygulamalarına yönelik artan talep sayesinde oluştu.

Vitalik Buterin, Ethereum 2.0 Hakkında Ne Düşünüyor?

Anladığımız kadarıyla Buterin, yeni blockchain ağını kullanıma açmaya son derece kararlı ve ETH 2.0 meyve vermeye başladıktan sonra da dallanıp budaklanmaya devam edecek. Mart 2020’de Vitalik Buterin, “önümüzdeki 5 ila 10 yıllık süreçte, ETH 2.0 ve devamındaki sürümlerin neye benzeyebileceğine” dair ayrıntılı bir yol haritası paylaştı.

Ethereum 2.0 tasarımının, 2009 yılında geliştirilen ilk kripto para birimi Bitcoin’den daha kalitesiz olduğuna dair iddialara karşı savunma yapmaktan da geri durmadı. Buterin, bölümleme işlemine ek olarak sıfır bilgi ispatı diye bilinen yeni teknolojilerin kullanılmasıyla birlikte, blockchain ağının BTC’ye kıyasla çok daha ucuz hale geleceği konusunda ısrar ediyor.

Geliştirici ayrıca, ağın tamamen kullanılabilir hale geldikten sonra, PoS mutabakat sisteminin doğrulama süreçlerini daha verimli hale getireceğine ve blok oluşturma sürelerinin 12 saniyeye ineceğine vurgu yapıyor.

Tüm bu yeniliklere rağmen en büyük beklenti, Ethereum geliştiricilerinin ellerini kollarını bağlayan o yegane sorunun çözülmesi yönünde. Buterin, “ETH 2.0 güncellemesi tamamen ölçeklendirme ile ilgili” diye yazarak buna cevap vermiş oldu.

ETH 2.0’ın Zayıf Yanları Neler?

Buterin, Proof of Stake protokolüne geçişin en büyük dezavantajını açıklarken, “kesinlikle teknik olarak daha karmaşık, çünkü doğrulayıcıları işin içine katmak gerekiyor” itirafında bulundu.

Bu durum daha büyük bir soruna, ana akım tarafından benimsenme ve herkese ulaşma konusundaki en önemli engele işaret ediyor: Blockchain ve kripto para birimleri son derece karmaşık olgular. Bazen, bilgisayar bilimlerinde doktorası olan birinin bile kripto girişiminin teknik makalesini doğru biçimde anlayabilmek için üzerinde kafa yorması, zaman ayırması gerekiyor.

Platformun teknik kabiliyetlerini artırmak, kripto para ekosistemine ilk adımlarını atacak bireysel kullanıcıların yabancılaşmasına, hatta korkmasına neden olabilir.

Blockchain ekosistemi üzerinde çılgınlık derecesinde talep oluşturan merkeziyetsiz finans (DeFi) sektörü de basitlik ve kolay kullanılabilirlik konularında sınıfta kalıyor. Hele ki daha önce dijital varlıklarla hiç işlem yapmamış kişiler için…

Buterin bile, ağustos ortasında attığı tweet’te buna değinmişti: “Hatırlatma: Ethereum ağında yer almak için ‘en yeni popüler DeFi çözümlerine’ dahil olmanıza gerek YOK. İşin aslı, sektörde neler olup bittiğini “gerçekten” anlayana kadar bir adım geride durmak veya sembolik meblağlarla ekosisteme katılmak en iyisi. Daha pek çok ETH dapp seçeneği var, onları şans verin!”

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, Ethereum 2.0’ın en büyük dezavantajlarından biri, PoS’yi bu kadar büyük ölçekte kullanmayı planlayan başka blockchain platformu olmadığı için, tam anlamıyla bilinmeyene yolculuk ediliyor olması. Şimdiye kadar çizilen genel çerçeve ve kod iskeleti (mart ayında tespit edilen birkaç güvenlik açığına rağmen) yüksek ölçüde iyimserlik sunsa da, olası aksaklıkların mainnet üzerine sıçraması Ethereum için büyük bir tanıtım felaketine dönüşebilir.

Yeni Blockchain Ether Fiyatını Artıracak mı?

Birçok trader’ın aklındaki soru, ETH 2.0 sürümü tamamen kullanıma açıldığında Ether’in değeri üzerinde ne gibi etkisi olacağı yönünde.

Elbette kripto para piyasaları söz konusu olduğunda, fiyatlar hakkında tahmin yürütmek imkansıza yakın, çünkü işler birkaç saat içinde baştan aşağı değişebiliyor. (Mart 2020’de ETH fiyatının dibi boyladığı ve DeFi protokollerindeki pozisyonların aniden nakde dönüştüğü esnada kripto para çöküşlerinin yaşandığı sürece bakmak yeterli.)

Ethereum’un beş yaşına girdiği gün yayımlanan bir CoinDesk raporunda, güncelleme işlemi esnasında her şeyin yolunda gitmesi durumunda ETH fiyatının nasıl tepki verebileceği ele alındı.

Yazarlar şunları aktardı: “Ethereum 2.0’ın ilk iki aşaması başarılı şekilde gerçekleşir ve güncellemesi tamamlanırsa, yatırımcıların gözündeki değeri büyük ölçüde artabilir. Ethereum 2.0 sürümünün kullanım açılması, daha verimli çalışan alternatif işlem doğrulama sisteminin çok net bir ispatı olacaktır.”

Kulağa hoş geliyor. Diğer taraftan rapor, trader ve yatırımcıların bu iddialı projenin 0 ve 1 numaralı aşamalarını çok yakından takip etmeleri gerektiği konusunda da uyarıyor. PoS blockchain ağı çalışmaya başladığında beklenen verimi göstermezse, ETH değerinin azalmaya başlayabileceğine dair tahminler söz konusu.

Blockchain güncellemesinin teknik yapısına ek olarak, DeFi protokollerinin geleceğin teknolojisi mi, yoksa günbegün şişip önünde sonunda patlayacak bir balon mu olduğu hususu da kritik öneme sahip.

Kripto para sektörünün popülerliği ne zaman artsa, projelerin en çok tercih ettiği isim Ethereum oluyordu. Söz gelimi 2017’de ICO projeleri popülerlik yakaladığında ortaya çıkan birçok yeni girişim, projeleri için bu blockchain ağını tercih ediyor, ERC-20token’ları geliştiriyordu. (Bu konu hakkındaki gelişmeleri takip etmiş olanlar, pek çok şirketin kâr elde etmek şöyle dursun, faaliyete bile geçemediğini hatırlayacaktır.)

Sonuç olarak Ethereum ağının geleceği, büyük ölçüde önümüzdeki birkaç yıl içinde yaşanacaklara bağlı. Kripto topluluğundan gelen bazı yorumlar arasında, Phase 0 sürecindeki gecikmeler nedeniyle blockchain ağına olan güveninin azaldığı yer alıyordu. DeFi sektöründen gittikçe artan miktarda gelen talep blockchain ağ sınırlarını zorladığı için, Ethereum Vakfı’nın telaşlanmaya başlaması hiç de şaşırtıcı değil.

ERC-20 Token Nedir?

Fabian Vogelsteller tarafından 2015 yılında oluşturulan ERC-20 token, Ethereum blockchain ağı üzerindeki tüm akıllı sözleşmelerde kullanılan teknik bir standart.

Ethereum, Bitcoin’in ardından ikinci en yüksek piyasa değerine sahip kripto para olsa da farklı bir amaçla kullanılıyor. Ethereum blockchain aslında satın alınabilen, satılabilen veya takas edilebilen token kullanımı esasına dayanıyor.

Ethereum ağındaki token’lar pek çok farklı dijital varlığı temsil ediyor. Bunlar arasında makbuzlar, ödenecek borçlar (IOU) ve hatta gerçek dünyadan somut objeler dahi bulunuyor. Esasen Ethereum token’ları, Ethereum blockchain ağı üzerinde çalışan akıllı sözleşmelerden ibaretler.

ERC-20 standardı, Ethereum ağındaki diğer token’lara fayda sağlayacak altı farklı işlevin gerçekleşmesini sağlıyor. Bu işlevler arasında, token’ların nasıl transfer edildiği ve kullanıcıların bu token’lara ait verilere ne şekilde eriştikleri de bulunuyor. Nihayetinde tüm token’lar, herhangi bir işlemi gerçekleştirmek amacıyla Ethereum ağı üzerinde çalışabiliyor.

ERC-20 terimi, “Ethereum request for comment (Ethereum yorum talebi)” anlamına geliyor. Benzersiz token olarak bilinen “Non-fungible token (NFT)” gibi hizmetler için geliştirilen ERC-721 ve kurumların blockchain üzerinde kayıtlarını tutmak için kullandıkları ERC-884 gibi (Bunlar özellikle Delaware’de tercih edilir, ancak bu başka bir yazının konusu) farklı Ethereum standartlarının da temelini oluşturuyor.

ERC-20 Token Nasıl Çalışır?

ERC-20 token, belli bir değeri olan ve ağ üzerinden gönderilip alınarak çalışan blockchain tabanlı dijital varlık olarak tanımlanabilir.

ERC-20 token ile Bitcoin arasındaki en belirgin fark, ERC-20 token’lar kendilerine ait blockchain yapılarında çalışmak yerine Ethereum ağı üzerinde yayımlanır ve kullanılırlar.

ERC-20 token’larını Bitcoin’den ayıran bir diğer fark da, token kodlarının Ethereum blockchain üzerinde depolanmak zorunda olması konusunda karşımıza çıkıyor.

Ethereum blockchain; token’lara ait işlemlerin yürütülmesi ve token sahiplerinin bakiyesinin takip edilmesinden sorumlu. Bu prosedür, diğer dijital paralarda zorunlu değil.

ERC-20 token’lar, Ethereum Gas kullanılarak gönderilir. Gas, bir işlemi başarıyla gerçekleştirmek veya Ethereum blockchain platformunda yer alan akıllı sözleşmeyi yürürlüğe koymak için gereken ücret anlamına geliyor.

Ether (ETH) para birimi ise Ethereum ağındaki işlemleri beslemek için kullanılıyor. Ether, madencilik maliyetlerinin karşılanmasına yardımcı oluyor. Zira ETH olmasaydı, ağ üzerinden diğer token’ların gönderimleri yapılamazdı.

ETH esasen bir ERC-token değil. Bunun yerine ETH para birimi için, ERC-20 standardıyla uyumlu “Wrapped Ethereum (WETH)” adı verilen bir sürümü bulunuyor. Bu da demek oluyor ki bazı merkeziyetsiz uygulamalar (DApps) alım satım işlemleri gibi teknik konularda ETH yerine WETH para birimini tercih ediyor.

ERC-20 token’ları, tüm Ethereum dijital varlıklarının uyması gereken kuralları içeren standartları da beraberinde getiriyor. Ethereum, merkeziyetsiz bir finansal ağ üzerinde çalışıyor ve ERC-20 standardını kullanma zorunluluğu bulunmasa da, bu ekosistemde hizmet geliştirilirken bu standart üzerinden ilerlemek kesinlikle avantaj sağlıyor.

Bahsi geçen bu standartlar arasında token’ların nasıl aktaracağı, işlemlerin nasıl onaylandığı, kullanıcıların verilere nasıl erişebilecekleri ve toplam token arzı gibi temel unsurlar yer alıyor.

Tether, BAND, AAVE gibi ERC-20 token standardı ile geliştirilen herhangi bir dijital para birimini satın almayı planlıyorsanız, bu token’lara uyumlu bir dijital cüzdan sahibi olmanız gerektiğini unutmayın.

Metamask, MyEtherWallet ve benzer isimlerle birlikte birçok farklı cüzdan seçeneği bulunuyor.

ERC-20 Token’lara Neden İhtiyacımız Var?

Çünkü her işlemleri daha basit hale getiriyorlar.

ERC-20 altyapısı, yeni token’ların oluşturulmasını son derece kolaylaştırıyor. Bu nedenle Ethereum, 2017 yılında ICO projeleri için en popüler platform haline gelmişti.

ICO (ilk token arzı) projeleri, destekçilerin yeni oluşturulan token’ları satın alması mantığı üzerine kurulan kitle fonlama çözümleriydi. Kripto para ekosisteminde yer alan şirketlerin sermaye artırım ve büyüme için gerek duydukları finansal yardımın sağlanması bu yöntemle mümkün oluyordu.

Ocak 2017’nin başında 1 ETH fiyatı yaklaşık 8 dolardı. İki ay sonra bu rakam dört katına çıktı ve sonra kripto para birimi tarih yazmaya başladı. ETH’nin fiyatı 13 Ocak 2018 tarihinde, bir önceki yıla kıyasla yüzde 18.000 artışla 1.440 dolar civarına ulaştı.

Bunun en büyük nedeni, pek çoğu gerçek anlamda çalışan bir hizmet haline dönüşemeyen ICO’ların teknik makalelerindeki (whitepaper) “vaatlere” milyonlarca doların yatırılmasıydı.

Spekülasyon bir noktadan sonra projelerin yüceltilmesine dönüştü. Hizmetlerin uygulamaya geçmesi ne kadar zaman alırsa alsın süslü cümlelerle açıklanıyorlardı.

2021 yılına gelindiğinde Ethereum, akıllı sözleşmelerde öncelikle tercih edilen platform olmayı başararak merkeziyetsiz finans (DeFi) sektörünün arkasındaki bir numaralı isim haline geldi.

ERC-20 token’larından önce geliştiriciler, yazdıkları kodlarda farklı terminoloji kullanırdı. Örneğin bir token’da [totalAmount] ifadesi yer alırken diğeri [totalNumber] terimini tercih ediyordu.

Borsa ve dijital cüzdanlar, platformlarını her token’ın koduna uyacak şekilde inşa etmek üzere çalışmaya başladı.

Evrensel bir standart üzerinde uzlaşılması durumunda, yeni üretilen token’ların borsaya konulması veya ilk kez oluşturulmasının akabinde otomatik olarak dijital bir cüzdana aktarılması mümkün olur.

ERC-20 token’lar, diğer Ethereum token standartlarıyla birlikte çalışabilme potansiyelleri ve kullanım kolaylıkları göz önüne alındığında, birçok token ve kripto para biriminin ana akım tarafından tercih edilir hale gelmesinde büyük rol oynayacak.

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.